ana sayfa iletişim arama
 
HABERLER FORUM E-DERGİ E-KART GALERİ ANİMASYONLAR GÖRÜŞLER İTİRAFLAR SEMİNERLER TOPLİST KADRO
 
 
ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı
Şifre
  Hatırla
 
Yeni üyelik
Şifremi unuttum

MAKALELER
  KB Haber
  Gelistiren Filmler
  Hayvanlar Alemi
  Geliştiren Müzikler
  Geliştiren Video
  Aktif Öğrenme
  Sağlık
  Görüşünü Söyle
  Gelişim Dersleri
  Başarı Öyküleri
  Online Eğitim
  Başarı Yazıları
  Yüz Okuma
  Beden Dili
  Bilelim-Çözelim
  Bilinç Altı
  Foto Gelişim
  Türk Usulü
  Çocuk Psikolojisi
  Çoklu Zeka
  Diksiyon
  Geliştiren Sözler
  Ergen Psikolojisi
  Evlilik Danışmanlığı
  Geliştiren Sözler
  Geliştiren Hikayeler
  Geliştiren Yazılar
  Gülelim-Düşünelim
  Hafıza/Beyin
  Hızlı Okuma
  Hipnoz
  İletişim
  İlginç Başarı
  İlginç Bilgiler
  İş Dünyası
  Kariyer Danışma
  Kitap Dünyası
  Kitap Özetleri
  Lider Olmak
  Motivasyon
  Mutluluk Sanatı
  NLP
  Okulda Başarı
  Özel Eğitim
  Para Sanatı
  Parapsikoloji
  Ruh Sağlığı
  Söyleşi
  Spor Psikolojisi
  Stres ve Kaygı
  Test Edin
  Yabancı Dil
  Yönetim ve Liderlik
  Yurtdışı Eğitim
  Zaman Kontrolü
  Ruhsal Gelişim
  Çeviri Makale
  Egzersizler

İSTATİSTİKLER
Ziyaretçi
  » Bugün : 921
» Toplam : 25299034

Toplam
  » 56268 Üye
» 2796 Konu
» 667 Makale
» 7627 Haber
» 260 İtiraf
» 109 Seminer
» 268 Dosya
» 3549 Soru - Cevap
» 39 E-Kart
» 72 Resim
» 177 Animasyon
» 66 Toplist Üyesi
» 452 Ziyaretçi Görüşü
» 25464 Maillist Üyesi

Online
  Online 68 Ziyaretçi Var

Konular
Makaleler
Haberler
Seminerler
İtiraflar
Soru - Cevap
Dosyalar

  Created by Nergiss Media

Ergen Psikolojisi » Öfke Kavramı ( Bölüm 2 )

 
Madlow 1972 yılında öfke belirtilerini şöyle sınıflandırmış: • Doğrudan davranışsal işaretler, • Doğrudan sözel ya da bilişsel işaretler, • Üstü kapalı davranışsal işaretler, • Üstü kapalı sözel işaretler, • Dolaylı davranışsal işaretler, • Dolaylı sözel işaretler. Örneğin, doğrudan davranışsal öfke işaretleri, fiziksel ve sözel saldırı, aşırı eleştiricilik, kusur buluculuk, önyargılılık, hırsızlık, sorun çıkarma, isyankâr davranışlarla kendini gösterebilir. Doğrudan sözel ya da bilişsel işaretler, kin ve nefret belirten, aşağılayan, kuşkucu ve suçlayıcı sözler biçiminde gözlenebilir. Üstü kapalı davranışsal ve sözel işaretler, güvensiz, kıskanç, tartışmacı, alaycı ve yargılayıcı davranışlar biçiminde olabilir. Dolaylı işaretler ise, içe kapanma, psikosomatik belirtiler (kalp hastalığı, yüksek kan basıncı gibi), depresyon, suçluluk duygusu, ağlama biçiminde ortaya çıkabilir. Öfke, gizlenmiş ya da kılık değiştirmiş bir duygu olarak da tanımlanabilir. Bastırıldığı zaman, pasif saldırganlık (surat asma, küsme gibi) biçiminde ortaya çıkabilir. Bastırılmış öfkenin yarattığı bir başka duygu da kendini kurban gibi hissetmektir. Pasif saldırgan, öfkesini yaşarken "Sen iyi değilsin.", kurban ise "Ben iyi değilim." düşüncesiyle davranabilir. Hauck (1974), mantıksız düşüncelerimizin öfkeye temel olan duyguların ortaya çıkmasına yol açtığını ileri sürmüş. Mantıksız düşüncelerden biri de genellikle öfke duyulan kişiyi değiştirmek amacını taşır. 30 yıllık eşiyle geçimsizlik yaşayan ve ondan nefret eden bir kadın, yardım alabilmek için bir terapiste başvurduğunda, eşinin parasını içkiye yatırdığı ve oldukça bencil bir insan olduğu için ona öfke duyduğunu dile getiriyor. Terapisti "Eşin rahatsız olabilir. Ancak, görüyorum ki sen onun değişmesini istiyorsun, ama belki sen değişmek isteyebilirsin." dedikten sonra, eşini duygusal rahatsızlığı olan bir kişi olarak görmeye başlıyor. Buna bağlı olarak, üzüntüsü azalıyor, eleştirel ve hırçın davranışlarını değiştiriyor. Sonuçta da eşi onunla kavga etmeyi kesiyor, ancak içkiyi kesmiyor. Kendisi ise, dünyayı ve özellikle eşini değiştirmek istediğini böylece fark etmiş oluyor. Öfkeyi oluşturan neden hakkında çok konuşmak, çok düşünmek bir süre sonra takıntıya dönüşebiliyor. Üzerinde durdukça öfke artıyor. Ebbeser, Duncan ve Konecni adlı araştırmacılar (1975), yakın zaman içinde işten çıkarılan personelle görüşerek, bu kişileri ayrıldıkları firmaya duydukları öfke konusunda konuşturmuşlar. Konuşmalar sonucunda, bu kişilerin düşmanca duygularının arttığını gözlemlemişler. Zillmann (1979), saldırgan fantazilerin öfkeyi artırdığını gözlemlemiş ve erkeklerin kadınlara kıyasla öfkelerini daha uzun sürdürdüklerini de ileri sürmüş. Kısacası bir insanın yıllar önce duyduğu bir öfkeyi çok uzun süre taşıyabildiğini belirlemiş. Öfkenin yapılanmasında, takıntı halinde düşmanlık fantazileri kurmanın ve yaratıcı düş gücü eksikliğinin de rol oynadığı düşünülüyor. Singer (1984), sıklıkla saldırganlık belirtileri gösteren bazı kişilerin, öfkeyle baş edebilmede kullanabilecekleri düşünce becerilerinin sınırlı olduğunu göstermiş. Tavris (1984), öfke duyulan kişi hakkında diğer bir kişiyle ya da terapistle konuşmanın öfkeyi azaltmadığını tam tersine öfkenin uygulamaya dökülmesine neden olabileceğini ileri sürüyor. O halde konuşmak, fantazi kurmak öfke duyulan kişiyle ilgili olumsuz duyguları güçlendirirse öfke artıyor. Ancak, konuşmak ya da düşünmek öfke duyulan kişiyi daha iyi anlamamıza yardım ediyorsa öfke azalıyor. Bu tür konuşmaların sakinleştirici etki yaptığı durumlarda öfke azalıyor. James Averill, rahatsız edici durumlara verilen en yaygın tepkilerin, kendini yatıştıracak etkinliklerde bulunmak, örneğin, karşı tarafla ve üçüncü kişilerle olay hakkında konuşmak olduğunu belirtiyor. Öfkelendiğimiz kişilerin de çoğunlukla, akraba, arkadaş ve sevgili gibi yakın ilişkide bulunulan kişiler olduğu da belirlenmiş. Buna dayanarak, öfkenin sevgiyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Öfkeyle diğer duygular arasında da karmaşık ilişkiler söz konusu. Öfkeliyken kaygı duymak, korkmak ya da suçluluk duymak gibi. Dalrymple (1995) ise, diğerlerine öfkelenip küsmenin, geçmişteki başarısızlıklarımızın ya da mutsuzluklarımızın sorumluluğunu almayı reddetmek anlamına geldiğini öne sürüyor. Ayrıca, kendimizi zavallı kurbanlar olarak düşünerek sempati ve yardım istemiş olduğumuzu da belirtiyor.
popüler yaşam


Eklenme Tarihi : 15 Ağustos 2006
Okunma : 2154
Toplam Puan : 7
Bu yazıya puan verin

Ana Sayfa  Sayfa Başı  Bu Konuyu Favorilerime Ekle  Bu Konuyu Arkadaşına Gönder  Yazıcı Görünümü








Bu makaleye yorum yazmak için
üye girişi yapmalısınız.

E - MARKET


Aradığınız ürünler burada

SİTE DİLİNİ SEÇİNİZ

 BİLGİ BANKASI
  1.ŞİİR YARIŞMASI
  Önemli Günler
  İK ve Kariyer
  Eğitici Kulupler
  Çocuk Kulübü
  Rehberlik Servisi
  Psikoloji
  Özel Eğitim

SOHBET

YAZARLAR
Yonca AYAS
EYLÜL GELDİ, KİTAPLAR GÖNLÜME İNDİ...
Sarp KAYA
GÜNÜMÜZDE İNSANIMIZIN BİREYSELLEŞTİĞİ BİLİNEN BİR GERÇEKTİR
Turgay GEZİCİ
Toplum Saat´inde Akrep misiniz? Yelkovan mı? Yoksa sağa sola sallanıp duran bir Sarkaç mı?
mem sus
BİZ BU EVE GELİN GELDİK!!!
M.Burak OLGUN
Ötekileştiremediklerimizdenmisiniz?
gürhan gürses
86400 SANİYE
Ercan HARMANCI
Çok Okumayın!
Ahmet Yıldız
Matematik Dersinde Kendini Gerçekleştiren Kehanet
Semra Saglar
Sorunlara Farklı Pencereden Bakarsak
Murat DİNCER
Amaçlarımız!

Diğer Yazarlar

SORU-CEVAP
  Kişisel Gelişim
  Psikolojik Danışma
  SBS Danışmanlığı
  ÖSS Danışmanlığı
  Beslenme ve Diyet
  KPSS Danışmanlığı
  Site İle İlgili Sorular
  Kitap Danışmanlığı
  İnsan Kayn./Kariyer
  Bilişim Teknolojileri
  Özel Eğitim / Çocuk Gelişimi

DOWNLOAD
  Seminer Sunuları (*.pps *.ppt)
  Word Dökümanlar (*.doc, *.pdf)
  E-Kitap
  Soru Bankası
  Bilgisayar Prog.


ANKET

Sitemizin bir dergisi olsa ne dersiniz?

Süper, hemen abone olurum(67%)
Hayır, bence gerek yok(32%)


567 kişi oyladı.

Diğer Anketler

DOSTLAR
  Havza RAM
  ALFA Kitap
  Haber Kuşağı
  Oku OKUT
  Oyun Yıldız
  Fındık Kabuğu
  Aktuel Eğitim

Tüm Dost Sitelerimiz

 
  2005 - 2008 © Kişisel Başarı

Gizlilik Güvencesi - Kullanım Sözleşmesi - Reklam - Künye