Sürekli sorgulamalar, eşin özel eşyalarının karıştırılması, sadakat garantisi istemek , suçlayıcı tavırlar, gizli takipler vs ile karşı tarafın iradesinin yerine kendi iradesini koymaya çalışan birey, onu denetimi altına almaya çalışır. Ancak kıskanç insan karşısındakinden sevgi talep ederken zamanla hem kendisinden hem de karşı taraftan nefret edecektir. Dolayısıyla kıskançlık bir ilişkiyi besleyen ( "seven kıskanır" mantıgı) duygu değil, ilişkiyi yaşayan tarafları birbirine düşman eden bir duygudur. Kıskanan için belirsizlik tahammül edilmez bir şeydir. Bu yüzden çoğunlukla kıskanılan kişi çeşitli yollarla gözlenir, ayrıntılar atlanmaz. Tüm belirsizlikler çözümlenmeye çalışılır. Yakın ilişkilerdeki kaygıyı besleyici önemli taktikleriden biridir kıskançlık. Kıskanç bireyler bunu kontrol edemediklerini, eski ilişkilerinde ihanete uğradıkları için böyle davrandıklarını, karşı tarafı çok sevdiklerini, onsuz yaşayamayacaklarını ve onlarında kendileri olmaksızın yaşamaması gerektiğini söyleyen, karşı tarafa kendi olma hakkı tanımayan, egosantrik bireylerdir. Seven kıskanır mantığı da kıskançlık olgusunu normailleştiren ve ikili ilişkilerde tarafları çıkmaza sürükleyen bir mantıktır. Kendimizle güvenli olmayı öğrenerek bizi kıskançlık tuzağına düşürmeye çalışanlarla mücadele edebiliriz. Aksi halde davranış ve duygularımızın sorumluluğunu kontrolümüz dışındaki partnerimize veya bir şeye yüklediğimizde yaşayacağımız acılarla baş etmek durumunda kalabiliriz. Kıskançlık ikili ilişkilerde karşı tarafta kaygı yaratıcı bir taktik olarak değerlendirildiğinde sevgi ile bağdaştırılamayacaktır. Sevgii ile bağdaştırılmayacak bir kıskançlığında sevgi ilişkisinde yeri olmayacaktır. Sahiplenici sevgi gerçek sevgi değil, "ihtiyaç"tan kaynaklanan sevgidir. Sahiplenirken değişimi engellemeye ve her şeyi olduğu gibi tutmaya çalışırız. Sevdiğimiz insanları ve şeyleri rahat bırakmalı, tüm ihtiyaçlarımızı karşılamalarını beklememeliyiz. başkalarına ne kadar az ihtiyaç duyarsanız onlar sizinle daha çok beraber olmak isteyeceklerdir. Sahiplenicilik kıskançlık duygusunun çıkış noktasıdır. ve unutmayın ki, "ne kadar az sahiplenirseniz o kadar çok sevilirsiniz"
kısıselbasarı
Eklenme Tarihi : 22 Haziran 2006
Okunma : 4679
Toplam Puan : 8
Bu yazıya puan verin
YORUMLAR
1. ALAKASI YOK.KISKANÇLIK İNSANLARDA OLAN EN DOĞAL DUYGUDUR.İNSAN SEVDİĞİNİ KISKANIR.KISKANMAZSA DOMUZDAN NE FARKI OLUR Kİ....
3. bence kıskançlık sevginin göstergesi değildir güvensizliğin göstergesidir.hafif bi kıskançlık tabi olur ama bence kıskançlık çok aptalca.karşınızdakine güvenin ve ona asla "sana güveniyorum ama kızlara-erkelklere güvenmiyo"demeyin o sizi seviyosa başkası onu elinizden alamaz.
4. özgürlük kısıtlanmamalı sonuçta...güven olmalı her işin başında ve sonunda...küçük ayrıntılar büyük yıkımlar yapabiliyor,kıskançlığın boyutunu ayarlamak lazım...
6. ’’İKİLİ İLİŞKİLERDE KISKANÇLIK’’ konusunun ikili ilişkilerdeki önemi tartışılmaz. Yayınlanan yazıda Sanırım her ilişkide duyguların yoğun yaşandığı bir dönemde yapılan bazı hatalara değinilmiş. Sitenizi özenle okumamın nedenlerinin arasında;verdiğiniz bilgilerin kaynaklarının çok farklı olması, verdiğiniz bilgilerin tarafsız olması, bilimselliğin ön planda olması v.b.Akıl ve bilim yolunu izleyebiliyorum sitenizde.Sorum şu: ’’KİŞİSELBAŞARI’’ yazarı olarak tanımladığınz bu yazı kime göre ve neye göre yazıldı?narçiçeği
12. hımm şu sözü tuttum ne kadar az sahiplenirseniz o kadar çok sevilirsiniz gerçektende biz insanlar için çok çok doğru bir söz kutlarım kaynağı kimse bende kıskanç biriyim aslında tabiki zaman bana bu sözü doğrulamayı öğretti kıskançlıkla aşama kaydedemedim aksine hep kaybettim.bu herşey için geçerli tek kalıpta düşünmemek lazım çünkü kıskançlık her alanda var. bu söz herşeyi ifade ediyor benim için gerçekler acıdır denirya buda gerçek yanı kıskançlık farenin kemirdiği gibi herşeyde dedüşünebilirsiniz ve içten içe yokettiği sonuçtada felakete götürdüğü bir olgudur. olguları değiştirebilir miyiz.