1x1.trans Gevşeme ve KonsantrasyonRuhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri’nin temeli “Gevşeme” ve “Konsantrasyon” çalışmalarına bağlıdır. Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri bu iki temel çalışmanın üzerinde yükselir. Bu nedenle Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri’ne bu iki temel çalışmayla başlıyoruz…

GEVŞEME EGZERSİZLERİ

Gevşeme egzersizlerinin temeli beyindeki a (Alfa) dalgasını artırmaya dayanır. Uyku ile uyanıklık arasındaki bir şuur halininin yaşanabilmesine olanak sağlayan bu metot, ilk anda size büyük bir denge sağlayacak. Modern dünyanın yıpratıcı hayat şartlarını dengeleyecektir. Bu özelliğinden dolayı, “gevşeme egzersizleri” sadece “Ruhsal Güçler”in geliştirilmesinde değil, enerjilerimizin dengelenmesinde de önemli bir etkiye sahiptir.
Günümüz insanı enerjisini çoğu zaman boşu boşuna, her hareketinde, hatta uykusunda bile harcamaktadır. Organizmasının haddinden fazla gerilim içinde bulunması, organizmasını vaktinden önce yıpratır ve birçok düzensizliklere sebep olur.

Bunlara örnek olarak: Ülser; sindirim ve dolaşım bozuklukları, psikosomatik rahatsızlıklar, yorgunluklar ve stres söylenebilir. Zihinsel faaliyet de bozulur. Konsantrasyon ve yaratıcılık zorlaşır. Kendine güven eksikliği, olumsuz düşünceler ve sıkıntı halleri genellikle enerjinin bu dengesiz dağılımından kaynaklanır. İlerki aşamalarda benlik kaybolur, dağılır ve yıpranır. Bunlar karşısında insan, içki, teskin edici, uyku verici haplardan yardım umar. Bu gibi şeyler geçici bir rahatlık sağlar ancak çözüm getirmez.
Bu kısır döngüden kurtulabilmek tamamen size bağlıdır. Yeter ki zamanınızın bir kısmını bu işe ayırın…
Hergün ayıracağınız 30 dakika, önünüzdeki aylar içinde, arzu edilen mükemmelliği sağlayacak ve yaşamınızı, isteğinize bağlı olarak değiştirmenize yardımcı olacaktır… Tabii ki parap-sişik yeteneklerinizin gelişmesine de…
Fırsat buldukça aşağıda tekniklerini vereceğimiz gevşeme egzersizlerini kendi kendinize tekrarlayınız…

(ALFA)RİTMİNE GİRİŞ
Gevşeme egzersizlerinin temeli beyindeki “a” dalgasını artırmaya dayanır demiştik…
Peki a Nedir?
Şimdi bir an için gözlerinizi kapayın… Ve 10 sn sonra gözlerinizi açın…
Evet… Biraz önce kısa bir a dalgası yayınladınız, a dalgası beynin düzenli bir elektrik faaliyetidir. Burada sinir hücreleri saniyede 8 ile 12 devrelik uyum halindedir.
a dalgası genellikle rüya görürken, vücut salıverilmiş gevşek durumdayken ve bir de zihin sakinken ortaya çıkar. Aynı zamanda gözleri yumduktan sonraki saniyelerde cJe gerçekle-
şir. Mantıklı düşünme, fiziksel faaliyet a`yi durdurur. Şuurunuz kendi içinize dönükse, daha kolay bir şekilde a durumuna girersiniz. Ama çevrenizle meşgulseniz hakim olan dalga B (Beta) dalgasıdır.
Sizlere aktarmaya gayret edeceğim metotta hedeflenen amaç: B (beta) faliyetini azaltıp A’yı artırmaktır…
Kendinizi mükemmel bir hale sokun… Sabır gösterin… İlk çalışmalardan sonra a (alfa) durumuna girmeniz göreceksiniz ki, daha kolay olacaktır.
ÇALIŞMA ÖNCESİ HAZIRLIK
Gevşeme egzersizlerine başlamadan önce aşağıdaki hususlara dikkat ediniz:
• Şuurunuzun dış uyaranlarla meşgul olmaması için, gevşeme durumuna geçebiliceğiniz sakin, sessiz ve rahat bir yer bulmalısınız. Ve psişik çalışmalarınızı eğer mümkünse hep aynı odada gerçekleştirin. Çalışmalarınız sırasında çevrenize yayacağınız pozitif enerjiler böylelikle odanızda toplanacak ve
başarınıza olumlu yönde etki edecektir.
• Telefonunuzun fişini çekin, kapınıza rahatsız edilmemeniz için bir bir levha asın ve çevrenizdekileri uyarın.
• Daha kolay konsantre olabilmeniz için odanızdaki ışığı azaltmanızda fayda vardır. Çalışmanızı gece yapıyorsanız, odanızın aydınlatılmasında loş mavi bir ışık kullanabilirsiniz.
• Odanızın ısısı ne çok soğuk, ne de çok sıcak olmalıdır. ideal ısı 20 derece civarında olmalıdır.
• Üzerinizde sizi sıkmayacak bir giysinin bulunmasına dikkat edin.
• Odada hiçbir şeyin sizi rahatsız etmemesini, sakin, hoş bir hava esmesini sağlayınız.
• Bu çalışmaları yemek yedikten hemen sonra yapmaktan

kaçının.
• Çalışmalardan önce el ve dişlerinizi yıkamanız, ılık bir banyo almanız çok yararlı olacaktır. Suyun negatif enerjileri polarize etme özelliği bulunduğunu unutmayın.
• Kaslarınızı iyice gevşetebilmeniz için, bacak ve kollarınızı birbirine kavuşturmadan sırt üstü uzanmanız en iyi durumdur.
• a’ya geçme isteği, zorlamaya dönüşmemelidir. Çünkü zihniniz bu durumda hemen eleştiriye ve mantık yürütmeye başlayacaktır. Bu durum da a ritminizin tıkanmasına yol açacaktır.
• Bu çalışmanın başlangıcında, çocuklar kadar saf bir zihin halini yakalamaya çalışın. Çocukluğunuzu hatırlayın, hayal gücünüz ne kadar verimliydi, daha mutluydunuz ve çok daha serbesttiniz.
• Çalışmalardan önce çay, sigara, kahve ve alkol gibi yapay gevşetici ve uyarıcı maddeleri almamaya özen gösterin. Bu gibi maddeler çalışmalardaki kontrolü sağlamanıza engel oluştururlar.
• Çok gerginseniz, büyük bir sıkıntınız varsa, ilk başlarda o gün çalışmayı yapmakta ısrar etmeyin. Ancak unutmayın ki, bu çalışmaların düzenli uygulanması, daha sonra sizi hayatın çeşitli baskılarından uzak durmanıza yardımcı olacaktır.
• Gözlerinizi yumduğunuz anda bir a demeti ortaya çıktığı için, çalışmaya başlamadan önce, bu özel duruma kendinizi bir çok kez konsantre etmeli ve bu durumu uzatmaya çalışmalısınız.

ŞUURUNUN YAKALANMASI
Rahat bir şekilde uzanın..
Sabit bir noktaya bakışlarınızı odaklayın. Bu noktaya dikkatle bakın… Bu noktanın bütün ayrıntılarınıgözden geçirerek bakın ve sonra gözlerinizi kapatın…
Gözlerinizi kapattığınızda bir anlık gevşeme hissedeceksiniz. Bu gevşeme gevşeme üzerine konsantre olun ve uzatmaya çalışın. İlk denemenizde bunu hissedemezseniz, bir daha deneyin… Gevşemeyi bütünüyle hissettiğinizde göz kapaklarınızın çevresindeki minik kasları gevşeterek bunu derinleştirin.
Tekrar gözlerinizi açın…
Çok dikkatli olun… Sanki o nokta kaçıp gidecekmiş gibi davranın. Tüm ayrıntılarına dikkat edin…
Sonra tekrar gözlerinizi kapatın…
Dilinizdeki, çevrenizdeki yüzünüzdeki bütün kasları gevşetin. Bu gevşek durumun sizi tamamıyla kaplamasına izin verin.
Tekrar gözlerinizi açın…
O anda gözlerinizi kapatmak isteyeceksiniz. Ama kapatmayın… Çok dikkatli olun. Gözlerinizi seçmiş olduğunuz nok-iaya iyice odaklayınız. Zihninizin kayıp gitmesine izin vermeyin.
Tekrar gözlerinizi kapatın…
(X dalgasını hissedin ve bunu uzatın. Yavaş yavaş daha ön¬ce hiç hissetmediğiniz kadar bir yumuşama dalgasının sizi iyice sarmaya başladığına şahit olacaksınız.
Son bir kez gözlerinizi açarak çalışmayı baştan alın. Noktanıza iyice konsantre olduktan sonra gözlerinizi kapayın ve gevşeme halinin, giderek artarak tüm vücudunuzda ağır ağır dalgalandığını hissedin…
Artık çalışmanız bitinceye kadar gözlerinizi açmayacaksınız. Ama bu arada doğal olarak esnemek, aksırmak ya da kımıldamak isterseniz bunları da yapabilirsiniz.

NEFES ALMA EGZERSİZLERİ
Nefes alma egzersizleri gevşeme çalışmalarının en temel uygulamalarından biridir. Gevşemenin sağlanmasında etkin bir rol oynar. Nefes alma tekniklerini uygularken burundan nefes alıp, ağızdan nefes vermek gerekir.
Nefes Alma Teknikleri üç safhadan oluşur:

1 Yavaş Nefes Alma
2 Nefes Tutma
3 Nefes Verme
Önce ağır ağır ve derin birkaç kez soluk alıp vermeye başlayın… Bunu yaparken sizi çevreleyen havanın kozmik bir enerji sağlayan sıvı olduğunu ve soluk alırken ciğerlerinize aktığını düşünün…
Artık özel bir teknikle nefes alıp vermeye başlayabilirsiniz:
İçinizden yavaşça 7′ye kadar sayarak soluk alın ve içiniz¬den 3′e kadar sayarak soluğunuzu tutun… Gerilmeyi hissedin ve bu durumu koruyun… Sonra aynı tempoda 5′e kadar sayarak soluğunuzu yavaşça vermeye başlayın… Soluğunuzu verdikçe sizi kapsayan gevşeme durumuna geçtiğinizi hissedeceksiniz. Bunu 7 kez tekrar edin ve sonra kendi temponuza dönün.
Gevşemeyi ve buna karşılık gerilimin yerini alan derin hu¬zuru hissedin… Gitgide gevşediğinizi, soluk alıp verdikçe şuurunuzun kendi içinize, enerjinizin ve düşüncenizin çıktığı kaynağa döndüğünü hissedin.
Soluk alıp verme çalışmalarını yaparken ciğerlerinizin üst bölümlerini de kullanmaya özen gösterin.

Kendinizi içinizden hissedin ve ağır ağır düzenli bir şekil¬de nefes almaya devam edin… Bu düzenli soluk alış verişi, sizi beşikteymiş gibi ağır ağır sallamaya ve sakinleştirmeye devam edecektir.
Zihninizi tamamen kendi haline bırakın… Şimdiye kadar hiç tatmadığınız büyük bir huzur duygusunun içinizden sizi sarmalamasına izin verin. Bir kaç dakika sonra a ritmi ile, beyin ritmleriniz tamamen uyum sağlamış olacak. Bu güne kadar hiç tatmadığınız bir huzur ve rahatlık hali içinde olacaksınız.
Bu arada kendinize:
“Gevşiyorum… gevşiyorum…” diye içinizden telkininde bulunun. Gevşemenin şuuruna varın. Bir süre sonra enerji ve düşüncenizin kaynağı ile tam bir uyum içinde olacaksınız.
Artık uyku ile uyanıklık arasındaki şuur halinin içindesiniz. Her “Gevşiyorum…” diye düşündüğünüz an, vücudunuz, beyniniz, tüm benliğiniz gevşemeye hızla devam edecek…

OLUMLU SÖZLER
Çalışmanızı daha olumlu hale getirmek ve kolaylaştırmak için aşağıdaki telkinsel sözleri kendi kendinize içinizden tekrarlayabilirsiniz.
• Vücudumu hissediyorum…
• Ve onu tamamen serbest bırakıyorum…
• Çalışmalarım ilerledikçe daha rahat gevşiyorum…
• Her gün, her yönden daha iyiye gidiyorum…
• Güvenimi geliştiriyorum. Hayata güveniyorum…
• Kendime güveniyorum…
• Gayet rahat… Gayet sakinim…

GEVŞEMENİN DERİNLEŞTİRİLMESİ

Çalışmanızın bu bölümünde gerçekleştireceğiniz teknik-IITIC, gevşeme halinizi daha fazla derinleştireceksiniz. Buraya Lıdarki uygulamalarınız sizi hafif gevşeme dediğimiz bir şuur hali içine sokacaktır… Şimdi bir adım daha öteye geçiyoruz… Hiç bir endişeye kapılmadan kendinizi tamamen çalışmanın akışına teslim edin…
Bedeninizin bir fabrika olduğunu ve hücrelerinizin de orada çalışan birer işçi olduklarını varsayın. Önce sağ ayak baş parmağınıza konsantre olun ve oradaki işçilerin yavaş yavaş yürüyerek ayağınızın bileğine kadar geldiklerini düşleyin. Daha sonra diğer parmaklarınızdaki işçilerin ayak bileğinize gelip toplanmasına izin verin. Onların ağırlıklarını hissedin. Ayak bileğinizde toplanan işçileri şimdi de yavaşça kaval kemiğinizin üzerinden dizinize, kalçanıza, göğsünüzü takip ederek boynunuza, yanaklarınızdan geçerek tam alnınızın ortasına kadar çıkartın. Hepsi orada toplansın…
Daha sonra aynı işlemi sol ayağınız için uygulayın.
Şimdi de sıra ellerinize geldi…
Aynı metotla sağ baş parmağınızdan başlayarak önce tüm parmaklarınızdaki işçilerin bileğinizde toplanmasını daha son¬ra da kolunuzun üst bölümlerine doğru hareket ederek omuz ve boynunuzdan geçerek; alnınızın ortasında bekleyen diğer işçilerle buluşmasını sağlayın. Bunun aynısını sol eliniz için de yaptıktan sonra, alnınızın ortasında iki kaşınızın ortasında toplanan tüm işçilerin havaya doğru yükselerek sizi terk ettiklerini düşleyin. Bırakın havaya doğru yükselerek gitsinler. Onların ağırlıkları, yerini büyük bir hafiflemeye bırakmaya başlayacaktır. Bunu hissedin… Gittikçe hafiflediğinizi adeta havada yüzcrcesine dalgalanmaya başladığınızı göreceksiniz.
Bu andan itibaren artık vücudunuzu hissedemcyebilirsiniz. Vücudunuzun sanki tüm odayı kaplamışcasına şişdiği duygusuna da kapılabilirsiniz.
Hedeflenen a şuuru ve derin gevşeme hali içine girmiş bulunuyorsunuz… Tamamen gevşemiş durumdasınız… Kendinizi lam anlamıyla bu şuur halinin içine terk edin… Nelere oluyor diye mantık yürüterek olayın akışını engcllememeye özen gösterin. Bırakın her şey kendi doğallığı içinde gelişsin, a ritminin getirdiği o olağanüstü gevşeme halini bir müddet daha yaşayın…

KONTROLÜN TEKRAR ELE ALINMASI
Kendinizi gevşemiş durumdan çıkmaya, bu a şuuru duru¬munu yavaş yavaş terk etmeye hazırlayın. Bu gevşeme durumundan çıkarken, bütün vücudunuz en iyi durumda olacak. Görüş keskinliğiniz artacak, çevrenizi daha canlı göreceksiniz. Büyük bir huzur haliyle beraber, aktif bir canlılık hissedeceksiniz.
Kendinizi gevşeme halinden çıkmaya en az 1.5 dakika ka¬dar hazırlayın… Yavaş yavaş gevşeme halinizin sona ermeye başladığını kendi kendinize telkin edin…
Gevşeme durumundan çıkarken, önce ayak parmaklarınızı oynatın, bacak kaslarınızı hareket ettirin, çenenizi oynatıp, yumruklarınızı yavaşça sıkın… Derince nefes alın… Ve gerin kendinizi…
Gözlerinizi açtığınızda bu çalışmanın sonuna gelmiş olacaksınız. Artık gözlerinizi açabilirsiniz…
Bu çalışmanızın süresi 25 – 30 dakika ile sınırlıdır. Bu süreleri aşmamaya dikkat ediniz.
Uyku ile uyanaklık arasındaki gevşeme halinin yaşanabilmesi için çeşitli gevşeme metotları vardır. Biz burada size, en kolay uygulayabileceğiniz bir metodu aktardık. Bu egzersizleri tekrarlayarak rahatlıkla gevşeme durumuna geçmeyi başarabilirsiniz.
20 dakikalık bir gevşeme çalışmasıyla 8 saatlik uykuya eş değer bir enerji toplayabilmeniz mümkündür.

KONSANTRASYON EGZERSİZLERİ
Psişik gelişmede en önemli beceri, dikkati odaklaştırma yani konsantrasyon yeteneğidir.
Karşılıklı bir konuşmaya ya da yapılan bir faaliyete, belki de ancak yüzde birimiz tüm dikkatimizi vererek katılırız. Çoğumuz bunu yapamayız. Başka şeylerin dikkatimizi çekmesine izin veririz. Karşınızdaki kişi konuşurken, ne kadar sıklıkla sadece onu dinleme halinde kalabiliyorsunuz acaba? Bunu kendi kendinizi test ederek farkedebilirsiniz. Genellikle telaş içinde, ondan sonra ne söyleyeceğimizi düşünürüz.
Dikkat etmeyi öğrenmek için kendimizi eğitmemiz gerekir. Dikkati odaklamak için, sadece ve sadece bir tek şey gerekir: Bunu yapmak için yoğun bir istek… Dikkatin odaklanması bir efor, yani yapmaya gayret ettiğiniz bir şey olmamalıdır. Belki garip gibi görünebilir ama dikkatin odaklanması çaba istemez, çaba bu olayı engeller.
KONSANTRASYONUNUZU SİZ DE GELİŞTİREBİLİRSİNİZ
Şimdi sizlere rahatlıkla uygulayabileceğiniz, bir dizi konsantrasyonunuzu arttırmaya yarayacak pratik uygulama metotları aktaracağız. Bu metotları düzenli bir şekilde uygularsanız, konsantrasyonunuzun kısa bir süre içinde hissedilir derecede gelişmeye başladığını göreceksiniz.
Dikkatinizi belli bir noktaya belli bir süre odaklayamadığı-nız müddetçe, ilerki sayfalarda sizlere aktarılacak metotları başarıyla uygulayabilmeniz çok zordur.

Sadece Duyular Dışı Algılamalan’nızın geliştirilmesinde değil, aynı zamanda günlük yaşantınızın çeşitli alanlarında da size büyük bir avantaj sağlayacak olan bu pratik metotları ııygulayarak siz de konsantrasyon yeteneğinizi kolaylıkla geliştirebilirsiniz.
Yapacağınız tek şey düzenli bir şekilde bunları uygulamaktır…

PRATİK UYGULAMALAR
1.ZİHİNSEL ÇAĞRIŞIMLARIN İZLENMESİ
Rahat bir pozisyonda gevşeyin ve gözlerinizi kapatın. Sessizce “bir” deyin ve zihniniz herhangi bir düşünceyle kesilene kadar, tekrar tekrar “bir” demeye devam edin. Kesilme anında, bir sonraki sayıyla devam edin ve yeniden kesintiye uğrayana kadar o sayıyı tekrarlayın. “İki, iki, iki…” diye tekrar edin. Sonra “üç, üç, üç…” Bu uygulamayı yaparaken, kesintilerin sıklığına dikkat edin.
Bu uygulamadan amaç zihninizin ne kadar sıklıkla farklı düşüncelerle bölünmekte olduğunu ve konsantrasyonun ancak o/el bir çalışmayla elde edilebileceğini farketmeniz içindir.
Şimdi yanınıza bir çalar saat alın. Üç dakikaya ayarlayın ve aynı çalışmayı bu seferde belirli bir süre koyarak yapın. Ça¬lar saattiniz çaldığı zaman, ulaştığınız sayıyı kaydedin. Dikkati bir noktada tutmak güçtür. Ancak bunu yapabilme yeteneği, psişik yeteneklerinizi tecrübe ederken meyvelerini verecektir. Hu alanda başarıya ulaşmak istiyorsanız özel bir çalışma yapmanız şarttır. Bu nedenle sabırla ve bıkıp usanmadan konsantrasyonunuzu arttırıcı egzersizlere devam etmelisiniz.
2.BELLİ BİR CİSME KONSANTRASYON

Konsantrasyon çalışmalarının en temel metotlarından biri seçilen her hangi bir obje üzerinde belli bir süre dikkatin odaklanmasıdır. Bu çalışma için her hangi bir obje seçin ve odanıza çekilerek sakin ve sessiz bir şekilde o cismin karşısına geçip oturun. Seçeceğiniz objenin bir mum alevi, kalem, bardak gibi küçük objeler olması daha iyidir.
Hiç bir şey düşünmeden seçtiğiniz objeye konsantre olun. Kısa bir süre sonra o eşya hakkında çeşitli fikirler şuurunuza üşüşüverir. O eşyanın ismi ya da etiketi, gördüğü iş, güzelliği ya da çirkinliği; onunla ilgili daha önceden edinmiş olduğunuz bir çok düşünce zihninize gelmeye başlayacaktır. Bunlar geç¬miş tecrübelerden kaynaklanan önceden algılanmış fikirlerdir. Şimdi ise, bunlar o anki tecrübelerinize engel olan şeylerdir. Bu fikirleri fark ettiğiniz anda, bırakın uzaklaşıp gitsinler.
Siz karşınızdaki objeye dikkatinizi yöneltin ve sadece onu düşünün bir başka düşüncenin zihninizi bölmesine izin verme¬yin. İlk başlarda dikkatinizi sadece o obje üzerinde tutmakta oldukça zorlanabilirsiniz. Sabredin ve bu çalışmayı her gün en az 4 – 5 kez tekrarlayın. İlk alıştırmalarınızın süresi 1 dakika civarında olmalıdır. Daha sonraları bunu 5-10 dakikaya kadar çıkartabilirsiniz.
Bu çalışmalarınızı iş yerinizde, okulda ya da herhangi bir yerde de yapabilirsiniz.
Çalışmanız süresince konsantrasyon isteğinizi canlı tutun. İçinizdeki yoğun konsantrasyon isteği sizi başarıya yaklaştıracak en önemli etkendir.
Bıkmadan usanmadan bu pratik uygulamayı sürdürün. Zaman içinde konsantrasyon yeteneğinizin hızla arttığına şahit olacaksınız. Bu çalışmalar ileride başka alanlarda da size pek-çok yararlar sağlayacaktır.

Çevrenizde yapmakta olduğu bir işe tamamıyla kendini verememekten şikayet edenler varsa, onlara da bu alıştırmaları tavsiye edebilirsiniz.

3. AYRINTILARA KONSANTRASYON
Metal bir tepsi alın. Onu suyla iyice yıkayın. Bir arkadaşı¬nız size göstermeden tepsinin içine oniki adet obje koysun. Bunlar tepsinin içine sığabilecek; kalem, makas, silgi, kitap, biblo, çakmak gibi objeler olabilir. Sonra bunları bir bezle örtsün. Ve sizin önünüze getirsin.
Sonra siz, örtüyü kaldırın ve 30 saniye içinde bu tepside neler olduğuna bakın… Tepsideki nesnelerin ayrıntılarına özellikle dikkat etmeye çalışın.
Objeleri tekrar örtün ve hatırladıklarınızı kaydedin. Özellikle o eşyaların ayrıntılarını ne derecede tanımlayabildiğinize de dikkat edin… Bu alıştırmayı evinize gelen misafirlerle eğlenceli bir oyun gibi de yapabilirsiniz. Uygulama yaptıkça, her seferinde daha fazla eşyayı gözlemlediğinizi, daha fazla ayrıntıları zihninizde tutabildiğinizi farkedeceksiniz. Çünkü dikkatinizi odaklamada gittikçe büyük bir beceri geliştireceksiniz.
Siz sadece sabırla çalışın… Başarının beraberinde geleceğine şahit olacaksınız.
4. KENDİ KENDİNE AYRINTILARA KONSANTRASYON
Az önceki alıştırmanın diğer bir versiyonunu, tek başınıza da uygulayabilirsiniz.

Bu uygulamayı daha önce bilmediğiniz bir odada ya da mağazada dolaşarak, çevrenizdeki eşyaları 30 saniye gözlemleyerek yapabilirsiniz. Daha sonra bulunduğunuz yerden ayrılarak, gördüklerinizi bir yere not edin… Tekrar odaya ya da mağazaya dönüp kendinizi kontrol edin. Raporunuzda ne kadar ayrıntı vardı? Sadece kapıların, pencerelerin, elektrik prizlerinin sayısı gibi şeylere mi dikkat ettiniz? Tavan nasıldı? Ya döşeme? vs…
Bu alıştırmalar, eşyalar hakkındaki kanaatlerinizi askıya alacak ve gözlem yapma becerilerinizi keskinleştirecektir. Gördüklerinizle ilgili hükümlerimizi askıya alacak olursak ve sadece gözlemleyebilirsek daha çok şey görürüz. Bu aynen bir TV kamerasının bir odayı taramasına benzer.
Çevremizi izlerken çoğunlukla, çevremizdeki eşyalarla ilgili önceden edindiğimiz ön yargılarımızla onları gözlemleriz. Bu yüzden de çevremizi gözlemlerken, sürekli o ön yargılarımızın penceresiyle kendimizi kısıtlarız. Bu da konsantrasyonumuzun bozulmasına sebebiyet verir.
5. ZİHİNSEL PERHİZ
Konsantrasyon yeteneğimizin geliştirilmesinde uygulanan ileri tekniklerden biri “Zihinsel Perhiz” uygulamalarıdır.
Bu metodun iki yararı vardır. Birincisi konsantrasyon gücümüzün gelişmesine imkan sağlar. İkincisi ise, düşüncelerinizi bilinçli bir kontrolden geçirebilme olanağı verir. Zihinsel Perhiz, hem konsantrasyonumuz üzerinde olumlu etkilerde bulunma, hem de olumsuz – yıkıcı düşünce ve duygularınızla ilgili davranış biçimlerini ortadan kaldırma fırsatı verir.

Kendi üzerinde çalışma yapmayan insanların büyük bir bölümü yaşam içinde zihinsel faaliyetleri üzerinde hiç bir hakimiyet kuramadan yaşarlar. Yaşamımız içinde olumsuz bir çok duygu ve düşüncenin otomatik olarak zihnimizden gelip geçmesine engel olamayışımızın yegane sebebi, zihnimize hakim olabilecek bir konsantrasyonu sağlayamamamızdır. İşte burada hedeflenen amaç: Konsantrasyonun geliştirilerek, her türlü olumsuz düşünce kalıplarına hakim olabilmektir. Çok çeşitli hastalıkların psikosomatik kökenli olduğu gerçeği dikkate alınırsa, düşüncelerimize hakim olabilmenin ne denli önemli olduğu çok daha iyi görülebilir.
Zihinsel perhiz, otomatik yaşama karşı bir direniştir…
Neden sürekli olarak hayatımızda gereksiz stresler yaratacak zihinsel ve duygusal düşünce kalıplarını benimsiyoruz? Cevabı çok basit: Bunun yaran olacağını sanıyoruz! Birçok kimse sürekli bir kaygı durumunda yaşar. Bunu sağlayabilmek için de sürekli olarak, mümkün olan en kötü senaryoya odaklanır. Bu kaygılar insanı son derece verimsiz ve güçsüzleştirici bir duruma sokar. Bizi eyleme geçirecek gücü vermez. Tam tersine, horlanma ve korkular altında ezilmemize yol açar. Ayrıca bu düşünceler negatif tesirlerin tarafımızdan üretilmesine sebebiyet verdiği için bünyemiz üzerinde hem psişik, hem de fizyolojik olumsuz etkilerde bulunur.
“Zihinsel Perhiz Mctodıf’nu uygulayarak, yaşamınızdaki pekçok şeyi bir anda değiştirebilirsiniz.
Zihinsel Perhiz yöntemini uygularken eğer biri, olumsuz olduğuna inandığınız herhangi bir hareketi size yönelik olarak yaparsa ve siz de kızmaya başlarsanız bilin ki haklı ya da haksız olmanız bir şeyi değiştirmeyecektir… Siz bu perhizi bozdunuz demektir… Perhiz süresince her ne olursa olsun zihnen hiç bir negatif duygu ve düşünceye yer vermemeye çalışacaksınız. Çalışmanın temeli işte bu prensibe dayanır.
Zihinsel Perhiz süresince, tüm zihinsel ve duygusal işlevlerinizin tanı kontrolünü ele almaya ve negatif düşünce ya da duyguya yer vermemeye şimdi karar verebilirsiniz. Kolayrnış gibi geliyor, değil mi? Emin olun ki, gerçekten de kolay olabilir. Yeter ki belli bir disiplinle kendinizi gözlemlemeye başlayın. Ama bu işe ilk başlayanlar genellikle zihinlerinin verimsiz korkulu, kaygılı ve yıkıcı düşüncelerle ne kadar dolu olduklarını görüp bir hayli şaşıracaklardır.

Zihinsel Perhiz Çalışması başlıca 4 aşamadan oluşur:

Birinci Aşama
Başlangıç ya da hazırlık safhası da denen birinci aşama, çalışma öncesinde yapmanız gerekenlerle ilgilidir… Uygula¬ması oldukça zor olan bu çalışmaya önceden kendinizi konsantre etmelisiniz. Kendinizi zihinsel olarak bu çalışmaya hazırlamanız, elde edeceğiniz başarı oranınızı olumlu yönde etkileyecektir.
Zihinsel Perhiz Uygulaması’na geçmeden önce en az 1 hafta süresiyle kendinizi gözleyin. Yaşam içinde negatif duygu ve düşüncelerinize ne derece hakim olup olamadığınızı önce sadece gözleyin. Bu size iyi bir gözlem yapma fırsatı verecektir. Böylelikle 1 hafta sonra sizi bekleyen engelleri önceden farkedebileceksiniz.

İkinci Aşama
Zihinsel Perhiz Uygulamasını ilk kez uygulayacaklara, öncelikle haftada bir günlük perhizlerle bu çalışmalara başlamalarını öneririz. 1 ay boyunca 4 uygulama yapacaksınız. Her haftanın belli bir gününü seçerek başlayabilirsiniz.
1 ay boyunca toplam 4 Zihinsel Perhiz Uygulaması yaptıktan sonra artık çalışmanın üçüncü aşamasına hazırsınız demektir.

Üçüncü Aşama

Çalışmanın üçüncü ve son aşamasında 1 haftalık zihinsel perhiz uygulamasını gerçekleştireceksiniz. Evet… Tam 1 hafta boyunca zihninize hakim olma çalışmasını gerçekleştireceksi¬niz. 1 haftalık “Zihinsel Perhiz Çalışmasının 9 temel prensibi vardır. Eğer niyetiniz zihninize hakim olmak ise, lütfen şunları unutmayın:

1- Birbirini izleyen 7 gün boyunca, verimsiz düşünce ve duygulara yer vermeyi red edin. Güçsüzleştirici canlılığınızı azaltıcı kelimelere ve düşüncelere yer vermeyin. İlk başlarda karşılaşacağınız ve sizi sinirlendirebilecek olaylarda zihninizin negatif duygu ve düşünceler üretmesine büyük bir sabır göstererek zorla da olsa karşı çıkmanız gerekebilir. İçiniz bir anda köpürebilir. Aslında amaç içinizinde köpürmeden olaylara karşı direnç göstermenizdir ama ilk başlarda içinizde oluşabilecek muhtemel negatif enerjileri dışarıya vurmama becerisini göstermeniz de konsantrasyonunuzun artmasına yarayacaktır. Zaten burada asıl hedeflenen konsantrasyonunuzun arttırılmasıdır.
2- Kendinizi olumsuz bir duyguya odaklanmış durumda yakalarsanız ki olacaktır; derhal kendi üzerinizde çalıştığınızı hatırlayın.
3- Bu size büyük bir itici güç verecek ve olaylar karşısındaki dayanma gücünüzü artıracaktır. Bu 1 haftalık sürenin, sizin için çok önemli bir deney olduğunu sık sık kendi kendinize hatırlatın. Ayrıca şunu da unutmayın ki; birçok kimsenin otomatik olarak yaşamakta olduğu bu dünyada, şuurluluğa
doğru attığınız bu ilk adım… Bunun önemini hissedin… Göreceksiniz ki başarıya ulaşacaksınız.
4- Buna ek olarak, 7 gün boyunca her sabah yatağınızdan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkadıktan hemen sonra, sizi güçlendirecek telkinleri kendi kendinize uygulayın. Bu düşünce kalıplan sizi başarıya yönlendirmede çok önemli bir rol oynayacaktır. Bu telkinleri sabah ilk iş olarak yapmayı unutmayın.

Böylelikle, güçlendirici zihinsel ve duygusal davranış biçimle¬rine daha sabahtan kendinizi odaklamış olursunuz. Birbirini izleyen 7 gün boyunca, tüm dikkatinizin çözümlere dönük olduğundan, buna karşılık sorunlara dönük olmadığından emin olun. Bir zorlukla karşılaştığınızda hemen çözümünün ne olabileceğine odaklanın… Sorunu değil… Çözümleri düşünün… Sorunun bir parçası değil, çözümün bir parçası olun…
5- Geriye doğru kayarsanız, yani kendinizi verimsiz düşünce ve duygulara yönelmiş durumda yakalarsanız, dövünmeye gerek yok. Hemen değişirseniz, bunun pek sakıncası yoktur. Ama eğer o olumsuz, verimsiz, güçsüzleştirici düşünce ve duygulara belli bir sürenin üzerinde takılıp kalmayı sürdürüyorsanız, çalışmadaki başarınızdan uzaklaşıyorsunuz demektir. Bu süre 10 saniyeyi asla geçmemelidir. 10 saniyenin üzerinde eğer negatif duygu ve düşünceler içinde kalıyorsanız, uygulamakta olduğunuz ” 1 Haftalık Günlük Zihinsel Çaba”nız boşa gidiyor demektir. Buna izin vermeyin…
Kendinizi bir an için olayın dışında görmenizi sağlayacak ve buna bağlı olarak da objektif bir şekilde meseleyi değerlendirmenize yarayacak şu sorulan kendi kendinize sorabilirsiniz.
“Ben bu karşılaştığım olaydan ne öğrenebilirim?”
“Bu durumun bana anlatmak istediği şey nedir?”
“Bu olayla niçin karşılaştım?”
“Karşılaştığım bu olayı öfkelenerek halledebilecek mi¬yim?”
“Öfkenin burada bana yararı olacak mı?”
vs..
Bu sorular sizi verimli durumlara yöneltir. Sürekli olarak bir öfke ve hırslanma çemberini kovalayıp durmaktan kurtulur¬sunuz. Öfkenin baldan tatlı olduğunu söyleyenlere siz inanma¬yın!…

Yanlış anlaşılmaya zemin hazırlamamak için şunu da he¬men belirtelim ki: Amacımız hayatın sorunlarını görmezden gelmek değil, kendimizi hem çözüm bulacak hem de o çözümü uygulayacak daha iyi zihinsel ve duygusal durumlara sokmaktır. Kontrol edemedikleri negatif duygulara odaklanan insanlar sürekli olarak güçsüzledirler. Aradığınız çözümleri, kendinizi daha verimli bir hale soktuğumuzda çok daha kolay bulacaksınız… Yaşamında başarılı olan insanlar, duygusal – fırtınalar sırasında zihnini açık seçik net ve duru durumda tutmayı nasıl başarırlar? Çoğunun temel bir kuralı vardır: Hayatta hiç bir za¬man vaktinizin % 10′dan fazlasını bir soruna harcamayın, en az % 90′ını o sorunun çözümüne harcayın. Hele ki küçük şeyleri hiç mi hiç dert edinmeyin… Unutmayın ki onlar küçük şeylerdir…
6- Olayların hem içinde hem de dışında yaşayın… Yani zaman zaman, kendinizi ve olayları dışardan seyredin… Olayla olay olmayın… Objektif gözlerle gelişmeleri seyredin ve yaşamınızın zaman zaman dışında kalabilme hünerini gösterin.
Bu 7 günün sonunda gösterdiğiniz gayret ve çaba, büyük bir enerjinin içinizde birikmesine sebebiyet verecektir. Bu tür bir güç ilerki çalışmalarınızda size çok büyük bir fayda ve kolaylık sağlayacaktır. Bu çalışma konsantrasyonunuzun gelişmesi için tahminlerinizin üstünde yararlı olacaktır. Ancak işinizin hiç de kolay olmadığını söylemek zorundayız…
7- Uygulayacağınız zihinsel perhizle yaşamınızdaki otomatik gidişe “dur” diyebilme imkanına ulaşabilmeniz mümkün olacaktır. Konsantrasyon yeteneğinin geliştirilmesinde ve “iç değişim”in sağlanmasında “Zihinsel Perhiz” uygulamak bütün kendini bilme kurslarında gerçekleştirilen bir çalışmadır.
8- Bir hafta süresiyle başarı ve başarısızlıklarınızı not etmeniz, daha sonra hangi olayların sizi etkilediğini ve kontrolünüzü bozduğunu inceleyebilmeniz için yararlı olacaktır.
9- Temeli belli bir süre, olumsuz hiç bir düşünceye zihnimizde yer vermemeye dayanan bu çalışmayı belirli aralıklarla tekrarlayabilirsiniz. Bu yedi günlük süre bitince, en az iki hafta normal davranışlarınıza geri dönmelisiniz. Daha sonra yeniden
” 1 Haftalık Zihinsel Perhiz” uygulamasını yapabilirsiniz.
Bu iki haftalık ara, özellikle kendi üzerindeki çalışmalara yeni başlayanların şuuraltlarmı fazla zoıiamamaları için tavsiye edilmektedir.

Zihinisel Perhiz Çok Yönlü Bir Çalışmadır
İnsanın iç potansiyalini ortaya çıkartmaya yönelik yapılan çalışmalar arasında “zihinsel perhiz” uygulamasının çok önemli yararlan vardır. İleride yapacağınız “Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri”nin uygulanmasında ihtiyacınız olan konsantrasyon yeteneğinizin gelişmesine imkan verdiği gibi aynı zamanda insanın kendini tanıma ve kendini bilme çalış¬malarına da temel oluşturur. Böylelikle yaşamınız sırasında karşılaşacağınız sorunları çözmede ve sorunların üstesinden gelebilmede size büyük bir güç ve kolaylık sağlayacaktır.
Söylenildiği kadar kolay ama zannedildiği kadar da zor bir mesele olmamakla beraber yine de uzun bir çalışmayı gerektirir. Sigarayı bırakalım demekle nasıl sigara bırakılamıyorsa, olumsuz duygu ve düşüncelere zihnimde yer vermeyeceğim demekle de bu davranış biçimlerinden kurtulunamaz.
Yaşamdan denge ve uyum bekliyorsak onu önce kendi içimizde oluşturmak zorundayız. Aksi takdirde sürekli dışarıdan gelecek bir değişimi beklemekle onu hiç bir zaman yakalayabilmemiz mümkün olamayacaktır.
Az önce bir benzetme yapmış ve olumsuz davranış kalıplarımızı yabani otlara benzetmiştik. Ve yabani otlardan dolayı asıl filizlerin içimizde yeşeremediğinden bahsetmiştik. İç po-tansiyal gücümüzün ortaya çıkmasına engel olan en önemli unsur, her türlü olumsuz duygu ve düşüncelerimizdir. Çünkü bu tür düşünce enerjileri benliğimizi adeta bir zırh gibi kaplayan bir tortunun meydana gelmesine sebebiyet verir ve bu zaman içinde kabuklaşarak iç potansiyel gücümüzün, bize ulaşmasına büyük bir engel oluşturur.

Kendimizi tanımamıza engel olan ve bir çok şeyi görme¬mizi imkansızlaştıran şey işte bu kabuklarımızdır. Bu tortunun temizlenmesi kendini bilme çalışmasının temelidir. Yaşam içinde bizi canavarlaşanın bu tortunun inisiyatik öğretilerde “canavar”la sembolize edilmiş olması da son derece ilginçtir. Mitolojilerde geçen canavar sembolü bu meseleyi anlatır. Mitolojilerdeki kahramanın canavarla olan mücadelesi, aslında insanın kendisiyle yani bu tortuyla olan mücadelesidir…
Muhammed peygamberin kalbinin yıkanmasından sözedildiğini hatırlarsınız. Kalbin temizlenmesi, aslında hepimizde bulunan ve ancak özel bir çalışmayla ortadan kaldırılabilecek olan bu tortunun temizlenmesi çalışmasıdır. Bedenli ve beden-siz yaşamlarımızda bize büyük bir sorun getiren bu tortu; tam anlamıyla söyleyecek olursak, konunun püf noktasıdır.
Görüldüğü gibi, bu metotlarla hem konsantrasyon yeteneğinizi geliştiriyor hem de kendi üzerinizde son derece önemli bir çalışma yapmış oluyorsunuz…
Şimdilik bu konuyu burada bırakalım ve asıl konumuza geri dönelim…

6. TERS TATBİKATLAR
Konsantrasyon yeteneğimizin geliştirilme teknikleri içinde çok önemli yer tutan bir diğer pratik uygulama da “Ters Tatbi-k;ı!lar”dır.
Ters tatbikat bilerek ve isteyerek insanın çeşitli sıkıntıları kendi kendine kasıtlı olarak yaratmasıdır. Yaşamımız içinde dlomatik olarak uyguladığımız çeşitli alışkanlıklarımız vardır. IUınların bir kısmı fiziksel, bir kısmı ise zihinsel alışkanlıklar¬dır. Yaşamımızı bu alışkanlıklarla birlikte sürdürürüz. Çoğu kez bu alışkanlıklarımızı uygulayamadığımız zamanlarda büyük bir sıkıntı çekeriz. Ve bu sıkıntıdan da sürekli olarak uzak kalmak isteriz.

Bunun doğal sonucu olarak da sürekli olarak sıkıntılı hallerden kaçmak gibi bir davranış şeklini benimseriz. Bu otoma-iık olarak yaşayan insanların doğal davranış biçimlerinden biridir. Şimdi ise biz irademizi ve buna bağlı konsantrasyon yeteneğimizi geliştirebilmek ve güçlendirebilmek için bu davranış kalıbını kırma çalışmalarında bulunacağız. Yani “Ters Tatbikatlar” yapacağız. Bilerek ve isteyerek…
Şimdi size yapacağınız bir kaç “ters tatbikat” örnekleri vereceğiz. Bunları siz kendinize göre çeşitlendirerek farklı ters tatbikat çalışmaları da yapabilirsiniz.
1 Hep sağ elimizle yemek yeme alışkanlığımız varsa, 3
gün süreyle yemeklerinizi sol elle yiyebilirsiniz.
2 Çevrenizden gelen eleştirilere çok fazla önem veriyor ve çevrenizdeki insanların sürekli olarak sizi takdir etmesini seven bir yapınız varsa, ki çoğunlukla oranları değişmekle bir¬likte herkesde bu vardır; işte size uygulayabileceğiniz mükem¬mel bir ters tatbikat: Eve ya da işyerinize giderken yanınıza
kızartılmış bir miktar balık alıp, soğanla birlikte onları tuza batırıp batırıp İETT otobüsünde oturduğunuz koltukta bir kağıt üzerinde yiyebilirsiniz.

3 Evde hep aynı yerde oturup televizyon seyretme alış¬kanlığınız varsa, 2 saat boyunca odanın bir köşesinde ayakta durarak evdekilerin şaşkın bakışları arasında televizyon seyre¬debilirsiniz.
4 İşe ya da okula gitmediğiniz bir gün, örneğin bir tatil günü ya da yazın çıktığınız tatilde 1 gün süreyle hiç konuşma¬dan durabilirsiniz. Yanınıza gelerek sizinle konuşmak isteyen biri olursa ona el işaretiyle konuşamadığınızı ifade edebilirsi¬niz.

5 Genellikle insanlar hep bir arada olmaktan huzur duy¬dukları kişileri evlerine misafirliğe davet ederler. Ama şimdi siz tam tersini yapacaksınız… Bir arada bulunmaktan son dere¬ce sıkıldığınız ve huyunu hiç sevmediğiniz bir arkadaşınızı evinize davet ederek onunla konuşmanın verdiği sıkıntı içinde
bir gün ya da gece geçirebilirsiniz.

6 Ramazan ayının haricinde dinsel bir emirle değil tamamen kendi isteğinizle birkaç gün süreyle oruç tutabilirsiniz.
Örnekleri çoğaltmak mümkün… Siz kendinize uygun ters tatbikatları belirleyerek çeşitli zamanlarda bunları uygulayabilirsiniz. Ancak seçeceğiniz ters tatbikatların sizi maddi manevi büyük kayıplara uğratmamasına özen gösterin. Amacı aşan ters tatbikatların yapılmamasının hiç bir gereği yoktur. Buna özellikle dikkat etmeniz gerekir.
7. KENDİ KENDİNE KONUŞMAK
İyi bir konuşmacı olmaya en büyük engel konsantrasyon yeteneğinin eksikliğidir. Şimdi vereceğimiz egzersiz size hem iyi bir konuşmacı olmak için bir çalışma fırsatı verecek, hem de konsantrasyon yeteneğinizi geliştirecektir.
Sesinizi kaydedebileceğiniz bir teyb alın ve odanıza çeki¬lin. Her hangi bir konu seçin ve o konu üzerinde en az 3 daki¬ka boyunca hiç susmadan ve hiç ara vermeden konuşmaya baş¬layın. Seçeceğiniz konuşma konusu ne olduğunun hiç önemi yoktur. Önemli olan, o konuya konsantre olarak kesintisiz ko¬nuşabilmektir. İlk başlarda kolay konuşabileceğiniz konular se¬çebilirsiniz.
Sesinizi kaydettikten sonra kendinizi dinleyin… Göre¬ceksiniz ki hem gittikçe konuşma yeteneğiniz gelişecek, hem de konsantrasyon gücünüz… Aynı çalışmayı arkadaşlarınızla da yapabilirsiniz.

HER ŞEY SİZDE SAKLI…
İhtiyacınız olan tüm özelliklere zaten sahipsiniz… Kendinize güvenin… Her şey sizde saklı.

Konsantrasyon yeteneğinizin geliştirilmesine yönelik olarak sizlere bir dizi çalışma metotları aktardık. Bunların bir kısmının gerçekleştirilmesi kuşkusuz ki, kolay değildir. En azından buna zaman ve emek harcamak zorunda kalacaksınız. Belki bunları uygulamak sizde sıkıntı da yaratacaktır. Ancak sizi asıl geliştirecek olan faktör, işte bu sıkıntıya karşı durabilecek gücü içinizde üretirken göstereceğiniz iradedir. Bu iradeniz kı¬sa bir süre sonra bükülmez bir çelik gibi kuvvetlenecektir. Tüm bu sıkıntılara katlanır mısın bilemiyorum?… Ancak hedeflediğiniz başarılara ulaşabilmek için bazı sıkıntılara girmenin kaçınılmaz olduğunu unutmayın…
Zaten çok kolay olsaydı bunu herkes yapabilirdi… Sabır, irade, konsantrasyon ve istek… İşte bunların düşüncenin gücüyle birleştiğinde aşamayacakları engel yoktur… Size düşen biraz gayret ve çaba göstermek… Hepsi bu kadar…

2003 yılında amatör olarak başlayan ancak şu anda Türkiye'nin en kaliteli kişisel gelişim, eğitim ve psikoloji sitesi olmayı başaran www.kisiselbasari.com 'u facebook , twitter, youtube gibi sosyal ağlarda da takip edebilirsiniz. Yasal Uyarı: Yazının tüm hakları kisiselbasari.com a aittir. “Kaynak: www.kisiselbasari.com” şeklinde kaynak gösterilmedikten sonra yayınlanması yasaktır.