<?xml version='1.0' encoding='windows-1254' ?><rss version='2.0'><channel><title>Kişisel Başarı - Yeni Eklenen Makaleler</title><link>http://www.kisiselbasari.com/Yazarlar.asp</link><language>tr</language><description>Kişisel Başarı # Hayatın Yönünü Bulmanızı Sağlar // Kişisel Gelişim, Başarı, Eğitim, İnsan Kaynakları Portalı..</description><lastBuildDate>06.05.2008 11:47:19</lastBuildDate><image><title>Kişisel Başarı # Hayatın Yönünü Bulmanızı Sağlar // Kişisel Gelişim, Başarı, Eğitim, İnsan Kaynakları Portalı..</title><url>http://www.kisiselbasari.com/img/tepe.gif</url><link>http://www.kisiselbasari.com</link><width>780</width><height>155</height></image><item><title>ÖĞRENME MENZİLİNİZ NE KADAR ? - Ercan HARMANCI</title><pubDate>06.05.2008 11:47:19</pubDate><description>&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sınava hazırlanmak, bazen kendinizi rahat hissetmeniz için yetmeyebilir. Sınava hazırlandığınız, çalıştığınız, halde ne siz çalıştığınızı hissedersiniz ne de çevrenizdeki insanlar sınava hazırlandığınızı hissedebilirler. Bu durumda sınava hazırlanmak için daha çok çalışmak akla gelebilecek ilk yoldur. Sınava hazırlanırken mutlaka çalışmalısınız; çalışmaktan daha da önemli olan ise doğru yerden doğru şekilde çalışmaya başlamaktır.&lt;/FONT&gt; 
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Geçen haftaya kadar olan tüm yazılarımda sınava hazırlanmada karşılaşılan güçlükler yanlışlar hatta inanç haline gelen hurafeleri anlatmaya çalıştım. Yazılarımı okuyanlar bazen “ne demek istiyorsun” dedi. Bazen de “valla haklısın”dediğiniz oldu. Tüm bunları öğrencilerime faydalı olmak adına yaptım.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Geçen haftaki yazımda sınava hazırlanırken kullanmamız gereken kavramın &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Moootivasyon&lt;/B&gt; kavramı değil Kondisyon kavramı olması gerektiğini vurguladım. Bu haftadan sonra aşama aşama nasıl &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Sınav Kondisyonu&lt;/B&gt; kazanılır bunları anlatacağım. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Sınav Kondisyonun kazanılmasının ilk aşaması olan gaye oluşumu ve gaye farkındalığını geçen hafta anlatmaya çalışmıştım.&lt;/B&gt; Gayeniz yoksa hedefleriniz sizin için anlamlı değildir. Gayeniz var ve gayenizin farkındaysanız hedeflere ulaşmak için yaptığınız çalışmalar sizi yormayacak bilakis size zevk verecektir.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Bu hafta, Sınav Kondisyonun ikinci aşaması olan potansiyelinizi fark edin aşamasıdır&lt;/B&gt;. Potansiyelinizi bilmiyorsanız ya var olan fakat farkında olmadığınız bilgileri öğrenmeye vakit harcayacaksınız ya da sizin için gerekli olmayan konunun atık bilgilerini öğreneceksiniz demektir. Öğrenciler ve eğitimcilerin çoğu ise çalışmaya program yapmakla ya da yaptırmakla başlarlar. Neden çalıştığını, niçin çalıştığını bilmeyen öğrenci için ne zaman çalışması gerektiği çokta anlamlı değildir. Her öğrencinin güçlü ve zayıf noktaları olduğu gibi her ders ve konunun da güçlü ve zayıf noktaları vardır. Kendinizin güçlü ve zayıf noktalarını sizden daha iyi kimse bilemez. Dersin ya da konunun güçlü ve zayıf noktalarının ne olduğunu ise dersin uzman öğretmeninden öğrenmek ve ona göre çalışmak gerekir. Bir eğitimci, bu konudan her şey sorulabilir diyorsa o eğitimci de konun güçlü ve zayıf yönlerini bilmiyor demektir. Geçmiş yıllarda sorulmuş soru kalıplarına bakınca her konudan soru gelmediğini her şeyin sorulmadığını görebilirsiniz. Konun güçlü ve zayıf noktalarının anlaşılması için mutlaka geçmişe dönük olarak tüm soru kalıplarına bakılmalıdır.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Öğrenci askere benzer mühimmatını bilirse rahat hareket eder. Asker için önemli olan ateş etmek değildir. Asker için önemli olan neye ne kadar ve nasıl ateş ettiğidir. Öğrenciyi yoran öğrenciye sıkıntı veren sınava hazırlanması değildir. Sıkıcı olan hazırlandığını hissedememesidir. Bazı askerler ellerindeki silahın menzilinin ötesinde ki hedeflere ateş eder dururlar. Daha çok ateş etseler de sürekli vuramadıklarına üzülürler. Oysa menzillerine uygun hedeflere ateş etmiş olsalardı daha fazla hedef vurmanın sevincini yaşayacaklardı. Çoğu öğrencide menzilinin ötesindeki sorulara ateş eder durur. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınavda ve sınava hazırlanırken öğrenci üzerinde ki kaygının en belirgin sebebi öğrencinin beklenmedik hatalar yapmasıdır. Öğrenci hatayı yapar daha sonra, kafasının çalışması için olacak, kafasını sıraya vurur. Ama yapılan son bilimsel çalışmalar kafanın sıraya ya da duvara vurularak çalışmadığını göstermiştir.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Beklenmedik hatalardan nasıl kurtulabiliriz? Bu sorunun birkaç cevabını ben biliyorum. İlki öğrenci mutlaka &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Öğrenme Menzilini&lt;/B&gt; bilmelidir. Sınavı kazanmak için tüm soruları çözmek gibi bir zorunluluğunuz yoktur. Öğrencilerin gündemini çözebildiği sorular değil de çözemeyeceğine inandığı sorular oluşturur. Türkiye de derece yapacaksanız tabii ki de tüm soruları çözmelisiniz. Bu durumda olan öğrenci yüzdesi bir tam sayı bile değildir. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Öğrendiklerinize güveniniz yoksa ki bu sınavda belirleyici olan öğrenmek ya da bilmek değil bilgiye duyulan güvendir. Bilgiye güveniniz yoksa yapacağınız tek şey sürekli çalışmak olacaktır. Beklenmedik hataları en aza indirmenin ikinci yolu konu konu her ders için &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Konu Öğrenme Risk Haritası&lt;/B&gt; çıkarmaktır. Konuları öğrenmenizi üç kriterle değerlendirin. İlki kesin biliyorum, ikincisi yapabilirim ve üçüncüsü ise bu konuyu risk edeceğim yani sınavda yapmayacağım şeklinde derecelendirin. Risk edeceğiniz konularda dikkat etmeniz gereken bağımsız konular olmalı ve soru sayısı en az olmalıdır. Matematikte çarpanlara ayırma konusu risk edilmez nedeni ise birçok konuda kullanacağınız içindir.Yada integral konusunu risk edebilirsiniz nedeni ise zaten çözülmesi belirleyici değildir.Bu konun sorusunu yapamayan öğrenci yüzdesi neredeyse % 90 dır. Bu tür sorular olimpiyat sınavlarında belirleyicidir. Unutmayın bu sınav bir olimpiyat sınavı değildir. Konun zor ya da kolay olması çözdüğünüz sorunun puanını değiştirmez. Oysa birçok eğitimci öğrencileri bu sınava olimpiyat sınavlarına hazırlar gibi hazırlarlar. Bu tür sınava hazırlanmanın öğrenciye katkısı yoktur. Öğrenciler bu sınava olimpiyat sınavına hazırlanır gibi hazırlanıyorsa bu durumda ya kurum ya da öğretmen kendinin çok zeki olduğunu ispata çalışıyordur.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Sınav Kondisyonun kazanılmasının gelecek haftaki aşaması öğrenmede tutum ve yaklaşımlarıdır. Sınav Kondisyonu olmayan tüm öğrenciler kabullenici yaklaşımla öğrenmeye çalışırlar. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Sınav Kondisyonu &lt;/B&gt;kazanmış öğrenci ise sorgulayıcı yaklaşımla öğrenmeye çalışır. Yazıda ismini duyduğunuz ama ne olduğunu bilmediğiniz teknikler hakkında öğrenmek istedikleriniz olursa e-posta adresimle bana ulaşabilirisiniz. Öğrenciler için, onların sıkılmadan sınava hazırlanmaları için, elimden geleni zevkle yaparım.&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;Bilgi Aktivasyon Uzmanı&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;Ercan HARMANCI&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;&lt;A href=&amp;quot;mailto:ercanharmanci@hotmail.com&amp;quot;&gt;ercanharmanci@hotmail.com&lt;/A&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=540</link></item><item><title>ÖĞRENME MENZİLİNİZ NE ? - Ercan HARMANCI</title><pubDate>29.04.2008 22:25:03</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sınava hazırlanmak, bazen kendinizi rahat hissetmeniz için yetmeyebilir. Sınava hazırlandığınız, çalıştığınız, halde ne siz çalıştığınızı hissedersiniz ne de çevrenizdeki insanlar sınava hazırlandığınızı hissedebilirler. Bu durumda sınava hazırlanmak için daha çok çalışmak akla gelebilecek ilk yoldur. Sınava hazırlanırken mutlaka çalışmalısınız; çalışmaktan daha da önemli olan ise doğru yerden doğru şekilde çalışmaya başlamaktır.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Geçen haftaya kadar olan tüm yazılarımda sınava hazırlanmada karşılaşılan güçlükler yanlışlar hatta inanç haline gelen hurafeleri anlatmaya çalıştım. Yazılarımı okuyanlar bazen “ne demek istiyorsun” dedi. Bazen de “valla haklısın”dediğiniz oldu. Tüm bunları öğrencilerime faydalı olmak adına yaptım.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Geçen haftaki yazımda sınava hazırlanırken kullanmamız gereken kavramın &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Moootivasyon&lt;/B&gt; kavramı değil Kondisyon kavramı olması gerektiğini vurguladım. Bu haftadan sonra aşama aşama nasıl &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Sınav Kondisyonu&lt;/B&gt; kazanılır bunları anlatacağım. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Sınav Kondisyonun kazanılmasının ilk aşaması olan gaye oluşumu ve gaye farkındalığını geçen hafta anlatmaya çalışmıştım.&lt;/B&gt; Gayeniz yoksa hedefleriniz sizin için anlamlı değildir. Gayeniz var ve gayenizin farkındaysanız hedeflere ulaşmak için yaptığınız çalışmalar sizi yormayacak bilakis size zevk verecektir.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Bu hafta, Sınav Kondisyonun ikinci aşaması olan potansiyelinizi fark edin aşamasıdır&lt;/B&gt;. Potansiyelinizi bilmiyorsanız ya var olan fakat farkında olmadığınız bilgileri öğrenmeye vakit harcayacaksınız ya da sizin için gerekli olmayan konunun atık bilgilerini öğreneceksiniz demektir. Öğrenciler ve eğitimcilerin çoğu ise çalışmaya program yapmakla ya da yaptırmakla başlarlar. Neden çalıştığını, niçin çalıştığını bilmeyen öğrenci için ne zaman çalışması gerektiği çokta anlamlı değildir. Her öğrencinin güçlü ve zayıf noktaları olduğu gibi her ders ve konunun da güçlü ve zayıf noktaları vardır. Kendinizin güçlü ve zayıf noktalarını sizden daha iyi kimse bilemez. Dersin ya da konunun güçlü ve zayıf noktalarının ne olduğunu ise dersin uzman öğretmeninden öğrenmek ve ona göre çalışmak gerekir. Bir eğitimci, bu konudan her şey sorulabilir diyorsa o eğitimci de konun güçlü ve zayıf yönlerini bilmiyor demektir. Geçmiş yıllarda sorulmuş soru kalıplarına bakınca her konudan soru gelmediğini her şeyin sorulmadığını görebilirsiniz. Konun güçlü ve zayıf noktalarının anlaşılması için mutlaka geçmişe dönük olarak tüm soru kalıplarına bakılmalıdır.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Öğrenci askere benzer mühimmatını bilirse rahat hareket eder. Asker için önemli olan ateş etmek değildir. Asker için önemli olan neye ne kadar ve nasıl ateş ettiğidir. Öğrenciyi yoran öğrenciye sıkıntı veren sınava hazırlanması değildir. Sıkıcı olan hazırlandığını hissedememesidir. Bazı askerler ellerindeki silahın menzilinin ötesinde ki hedeflere ateş eder dururlar. Daha çok ateş etseler de sürekli vuramadıklarına üzülürler. Oysa menzillerine uygun hedeflere ateş etmiş olsalardı daha fazla hedef vurmanın sevincini yaşayacaklardı. Çoğu öğrencide menzilinin ötesindeki sorulara ateş eder durur. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınavda ve sınava hazırlanırken öğrenci üzerinde ki kaygının en belirgin sebebi öğrencinin beklenmedik hatalar yapmasıdır. Öğrenci hatayı yapar daha sonra, kafasının çalışması için olacak, kafasını sıraya vurur. Ama yapılan son bilimsel çalışmalar kafanın sıraya ya da duvara vurularak çalışmadığını göstermiştir.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Beklenmedik hatalardan nasıl kurtulabiliriz? Bu sorunun birkaç cevabını ben biliyorum. İlki öğrenci mutlaka &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Öğrenme Menzilini&lt;/B&gt; bilmelidir. Sınavı kazanmak için tüm soruları çözmek gibi bir zorunluluğunuz yoktur. Öğrencilerin gündemini çözebildiği sorular değil de çözemeyeceğine inandığı sorular oluşturur. Türkiye de derece yapacaksanız tabii ki de tüm soruları çözmelisiniz. Bu durumda olan öğrenci yüzdesi bir tam sayı bile değildir. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Öğrendiklerinize güveniniz yoksa ki bu sınavda belirleyici olan öğrenmek ya da bilmek değil bilgiye duyulan güvendir. Bilgiye güveniniz yoksa yapacağınız tek şey sürekli çalışmak olacaktır. Beklenmedik hataları en aza indirmenin ikinci yolu konu konu her ders için &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Konu Öğrenme Risk Haritası&lt;/B&gt; çıkarmaktır. Konuları öğrenmenizi üç kriterle değerlendirin. İlki kesin biliyorum, ikincisi yapabilirim ve üçüncüsü ise bu konuyu risk edeceğim yani sınavda yapmayacağım şeklinde derecelendirin. Risk edeceğiniz konularda dikkat etmeniz gereken bağımsız konular olmalı ve soru sayısı en az olmalıdır. Matematikte çarpanlara ayırma konusu risk edilmez nedeni ise birçok konuda kullanacağınız içindir.Yada integral konusunu risk edebilirsiniz nedeni ise zaten çözülmesi belirleyici değildir.Bu konun sorusunu yapamayan öğrenci yüzdesi neredeyse % 90 dır. Bu tür sorular olimpiyat sınavlarında belirleyicidir. Unutmayın bu sınav bir olimpiyat sınavı değildir. Konun zor ya da kolay olması çözdüğünüz sorunun puanını değiştirmez. Oysa birçok eğitimci öğrencileri bu sınava olimpiyat sınavlarına hazırlar gibi hazırlarlar. Bu tür sınava hazırlanmanın öğrenciye katkısı yoktur. Öğrenciler bu sınava olimpiyat sınavına hazırlanır gibi hazırlanıyorsa bu durumda ya kurum ya da öğretmen kendinin çok zeki olduğunu ispata çalışıyordur.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Sınav Kondisyonun kazanılmasının gelecek haftaki aşaması öğrenmede tutum ve yaklaşımlarıdır. Sınav Kondisyonu olmayan tüm öğrenciler kabullenici yaklaşımla öğrenmeye çalışırlar. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;Sınav Kondisyonu &lt;/B&gt;kazanmış öğrenci ise sorgulayıcı yaklaşımla öğrenmeye çalışır. Yazıda ismini duyduğunuz ama ne olduğunu bilmediğiniz teknikler hakkında öğrenmek istedikleriniz olursa e-posta adresimle bana ulaşabilirisiniz. Öğrenciler için, onların sıkılmadan sınava hazırlanmaları için, elimden geleni zevkle yaparım.&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;Bilgi Aktivasyon Uzmanı&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;Ercan HARMANCI&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 12pt; FONT-FAMILY: ´Times New Roman´; mso-fareast-font-family: ´Times New Roman´; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA&amp;quot;&gt;&lt;A href=&amp;quot;mailto:ercanharmanci@hotmail.com&amp;quot;&gt;ercanharmanci@hotmail.com&lt;/A&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=539</link></item><item><title>Hastalık Hastalığı - Çetin Özbey</title><pubDate>28.04.2008 09:36:49</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Fiziksel bir hastalık olmadığı halde veya çok hafif ağrı ve hastalık belirtilerini büyük veya ölümcül hastalıkların habercisi olarak algılama biçiminde kaygılarla ortaya çıkan bir bozukluktur. Bilimsel adı Hipokondriyasis olan bu bozukluk, herhangi başka bir ruhsal bozukluğu olmayan kişilerde görüldüğü gibi ağır depresyon, şizofreni, paranoid hastalıklarda da görülür.&amp;nbsp; &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;?XML:NAMESPACE PREFIX = O /&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Aslında kişinin beden sağlığı yerindedir; ancak bütün dikkatini bedenine yöneltir. Vücudunun herhangi bir yerinde küçük bir sivilce veya yara büyük bir kaygı duymasına yol açar. Benlerini çok sık kontrol eder, büyüdüğünden veya renginin değiştiğinden kuşkulanır. Tenini sık sık kontrol eder, bedeninde bir ağrı olup olmadığını kontrol etmek amacıyla, dokunur, bastırır, sıkar. Kalbini dinlemeye, nabzını tutmaya çalışır. Karnında sancı, sırtında ağrı, bacak kaslarında gerginlik, gözlerinde kararma, nefesinde hırıltı, ellerinde bir karıncalanma, dişetlerinde sızı, başında ağırlık hissedebilir. Göğsündeki küçük bir kas ağrısını kalp krizinin önemli bir sinyali olarak algılayabilir. Hafif baş ağrısını beynindeki bir tümörün işareti olarak düşünebilir. Hafif dişeti kanamasını ciğerden gelen kan olarak sanabilir ve verem olabileceğine dair kuşkuları artar. Ölüm korkusu bütün düşüncelerini sarar.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Kendince anormal bir durum gördüğünde derhal hastaneye koşar. Doktor, herhangi bir sorun olmadığını söylediği halde, daha detaylı inceleme yapmasını ister. Doktor şikayetiyle ilgili gerekli bütün laboratuar testlerini yaptırır; ama hasta yine tatmin olmaz ve kaygıları son bulmaz. Bu defa başka bir hastaneye gider, şikayetiyle ilgili en iyi doktorları bulmaya çalışır. Doktorlardan aldığı iyi haberler, bazen kaygılarını kısa süreliğine dindirir; ama belli bir süre sonra aynı kaygılar yeniden baş gösterir. Gerçekten hasta olduğunu hem doktora hem de çevresindekilere kanıtlamaya çalışır. Elinde bir tomar reçete ve bir torba ilaçla dolaşır. Kullandığı ilaçların yan etkileri vücuduna ciddi zararlar verir. &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Bazıları da hastalığının henüz tıp bilimi tarafından bilinmediğini ve bu yüzden teşhis edilemediğini düşünür.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Birinde gördüğü, televizyondan duyduğu veya okuduğu bir hastalığın belirtilerini kendinde aramaya başlar. Orasını burasını yoklar ve bedeninden gelen sinyalleri dinler. Gerçekten hiçbir belirti yokken, belirtileri hissetmeye başlar. Öyle ki kişi, başka konulara dikkat etmez, bütün enerjisini bedenine kaydırır ve kaygılarından dolayı diğer bütün ilişkilerini sınırlandırır. Artık yaşamında tek önemli konu hayali hastalıklarıdır. Bireysel, mesleki ve sosyal sorumluluklarını sürekli aksatır. &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Zamanının önemli bir kısmını hastalıklarıyla ilgili kaygılarını dindirmekle geçirir. Tıpla ilgili kitapları dikkatlice okur, gazetelerin sağlık sayfalarını her gün takip eder ve internette hayali şikâyetleriyle ilgili araştırmalar yapar. Neredeyse bütün ilaçların isimlerini, endikasyonlarını ve yan etkilerini bilir. Hastalıkların nedenleri, belirtileri konusunda geniş bir bilgi birikimine sahip olur. Doktorların hastalıklarına çare bulamadıklarına inanan birçok hipokandriyak, kaplıcalara, şifalı suların bulunduğu yerlere gider, üfürükçülerden medet umar, aktarlardan çeşitli bitki karışımları alır ve her türlü alternatif tedavi yöntemini dener.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Bozukluğa bağlı olarak çöküntü ve kaygı durumları sıkça görülür. Dolayısıyla yorgunluk, bitkinlik, nefes darlığı, çarpıntı, üşüme, terleme, uykusuzluk gibi belirtiler görülebilir. Kişi kendini sürekli hasta hissettiği için ağır ve yorucu işlerden kaçınır. Kendini yeterince işine veremez ve iş performansı çok düşer. Zamanını yatakta geçirmeye karşı bir eğilim var. Yalnız kaldıkça ve başka işlerle uğraşmadıkça şikayetleri artar ve daha çok hastalık belirti hissetmeye başlar. Hayatı hem kendine hem de birlikte yaşadığı kişilere zehir eder. Doktorlara sorduğu sorulardan dolayı onları da usandırır. Bütün mal varlığını sağlık harcamaları için kullanır.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Bireyin bilişsel yapılarında herhangi bir bozukluk görülmez; ancak dikkat dağınıklığı görülebilir. Bedeni ile ilgili uyaranlara ve değişimlere karşı duyarlılığı artmıştır. Kaygılarını başkalarına da yansıtmaya çalışırlar. Arkadaşı herhangi bir şikayetinden söz etse, onun adına kaygılanır ve çok büyük bir hastalık olabileceğini söyler; bir an önce doktora gitmesini ve gerekli laboratuar incelemesi yaptırmasını ister. &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Hastalığın psikolojik olabileceğine inanmadığı için psikolog veya psikiyatra gitmez. Dolayısıyla hastalığı gittikçe süreğenleşir. Gerçi, tedavi olsa bile bozuklukta ciddi bir iyileşme görülmeyebilir, yani gerek psikolojik tedavi ve gerekse ilaç tedavisi pek yarar sağlamayabilir. Ancak tedaviyle kaygıları hafifler ve çöküntü belirtileri azalır, böylece sosyal ilişkileri kısmen düzelir. &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Hastalığının psikolojik kaynaklı olduğunu bilen kişiler de vardır; ancak kaygılarını bir türlü yenememektedirler. Böyleleri diğer doktorlar yerine ruh sağlığıyla uğraşan doktor ve uzmanlara gitmeyi tercih ederler.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Bozukluğun belirgin bir nedeni saptanamamıştır; ancak psikoloji ekolleri çeşitli açıklamalar getirmişlerdir. Psikanaliz yaklaşıma göre, hastalık hastalığı diğer birçok bozukluk (histeri ve psikojenik ağrı) gibi bilinçaltında yer alan kaygılar bedensel belirtilerle değiştirilmiştir. Kişi, bilinçaltında çözümleyemediği çelişkilerinden kaynaklanan kaygılarıyla doğrudan yüzleşmek ve uğraşmak yerine bedensel hastalıkları üretip bunlarla uğraşmayı yeğler. Davranışçı yaklaşıma göre, birey ancak hasta olduğu zamana ilgiyi kendi üzerine çekilebileceğini düşündüğü için hastalık hastası olur. Bu düşünce çocukluktan itibaren oluşmaya başlar; ancak bu, bilinçli olarak gelişen bir süreç değildir. Çocuklukta üzerine düşülen ve aşırı koruyucu ailelerde büyüyen kişiler ile hassas, şüpheci ve kırılgan kişilerde daha sık görülür. Ayrıca uzun yıllar gerçek organik hastalıklarla uğraşmış ve sonunda iyileşmiş kişilerde de hastalık hastalığı görülebilir.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Hiperkondriyasis ise, hastalık hastalığının yani hipokondriyasis bozukluğunun tersidir. Kişi herhangi bir fizyolojik hastalığın birçok belirtisini gösterdiği halde, hasta değilmiş gibi umursamaz bir tavır içindedir. Geçici bir durum olduğunu düşünür ve tedavi için doktora gitme gereği duymaz. Bu bozukluğu olan birçok kişi kalp ve damar hastalıklarından, kanserden ve diğer birçok hastalıktan yaşamlarını yitirirler. Birçok kişide hastalığı çok ağırlaştıktan ve ağrıları dayanılmaz bir hal aldıktan sonra doktora gider ama hastalık önlenemez bir boyuta ulaşmış olduğu için pek tıbbi bir yardım yapılamamaktadır. Bazı kişiler de aile bireyleri veya arkadaşları tarafından zorla doktora götürülür. &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-INDENT: 19.85pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: small&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2&gt;Hiperkondriyasis bozukluğu iki biçimde görülür: Birincisi kişi güçlü olduğunu ve hastalığı tedavi görmeden de atlatabileceğini düşünür. İkincisinde ise, kişi herhangi ciddi bir hastalığın çıkma ihtimali olabileceğinden korktuğu için doktora gitmez. Murat, 33 yaşında yeni evli bir gençtir. Babası aynı yaştayken bir kanser türünden ölür. Son zamanlarda Murat’ta kanser belirtileri ortaya çıkar. Bunu eşiyle paylaşır; ama eşinin bütün ısrarlarına rağmen doktora gitmez. Ta ki, eşi onu boşamayla tehdit edinceye kadar. Sonra doktora gidilir ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra tedavisi mümkün olan bir hastalık olduğu ortaya çıkıyor. Tedavi arayışı olmadığı için genellikle hiperkodnriyak hastalarının sonu ölüm olur.&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=538</link></item><item><title>SINAV  KONDİSYONU - Ercan HARMANCI</title><pubDate>23.04.2008 16:22:54</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kondisyon kavramının anlamına baktığımızda Kondisyon kelimesinin kökeni, Latince ´Conditio´ya kadar uzanıyor. Conditio kelimesini ilk kez eski Romalı bilgelerden Juvenal bir şiirinde kullanmış. Şiirdeki Latince cümle aynen şöyle; ´..Conditio cine qua non.´ Bu cümlenin Türkçe karşılığı: ´Öyle bir hal, ahval, durum, şerait ki; onsuz hiçbir şey olamaz.´ Anlaşılacağı üzere conditio, ilk kez; hal, ahval, durum, şerait anlamına gelmek üzere kullanılmış. &lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Conditio kelimesi daha sonraları, condition olarak İngilizce ve Fransızca da; kondisyon olarak da Türkçe de kullanılmaya başlamıştır. Motivasyon kavramı anlıktır buna karşılık kondisyon kavramı ise süreci kapsar. Motivasyonu mahallenin kasabı da yapabilir ama kondisyonu, işinin erbabı bir kişinin yönlendirmesiyle tümünü siz yaparsınız. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Sınava hazırlanacak arkadaşlara tavsiyem sizi motive etmeye çalışanlardan uzaklaşın size kondisyon kazandırabilecek olanlara yaklaşın. Unutmayın motivasyon birkaç durum için geçerlidir. İlki yapabileceğine dair fobi derecesinde korkusu olanlar bunların gerçekten isteklendirilmeye ihtiyaçları vardır. İkincisi ise bitiş çizgisine çok az kalmış kişi için motivasyon gereklidir. Diğeri ise ilköğretim 4. Sınıf ile 7.sınıfa kadar öğrenciler içinde isteklendirme ve telkinler faydalıdır. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Lise 3. Sınıfa giden öğrenciye ders çalış demek kısaca o kişiye “sen aptalsın anlamazsın şimdi çalışıp çalışmaman gerektiğini ben sana söylüyorum, ders çalışman gerekiyor” demektir.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Yakınlarınız sizi ders çalışmanız konusunda sürekli uyarıyor ve bu onlarda alışkanlık hale geldiyse ve size ders çalış denmesinden zevk almıyorsanız kibar bir şekilde şöyle deyin: “Ben salak mıyım da bana iki de bir ders çalış diyorsunuz” deyin. Bir daha size ders çalış demiyorlar tecrübe ile sabittir. &lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınava tüm insanlar hazırlanmalıdır. Tüm insanların hazırlanması gereken sınava günümüzde sadece öğrenciler hazırlanmaktadır. Öğrenciler sınava hazırlanma konusunda ellerinden gelen gayreti göstermektedirler. Sınavın önemini bir tek öğrenciler bilmektedir. Öğrencilerin sınava hazırlanmasında birçok insanın katkısı olmaktadır. Kimi sınavın içindedir kimi de hiç sınanmamıştır. Kendilerinin yapamayacaklarına inandıklarını öğrencilerden yapmasını isterler. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Tüm öğrenciler sınavın sonunda iki durumla karşılaşacaktır. Ya sınavı kazanacak ya da kaybedecektir. Kimin kazanıp kaybedeceğini de kimseler bilemez. Sınava hazırlanıyorsanız kazanmaya hazırlanmak kadar kaybetmeye de hazır olmalısınız. Kaybetmeye hazır değilseniz kazanma ihtimaliz her geçen gün azalır. Kaybetmeye de hazırlanmışsanız kazanabileceğinize inanırsınız.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Önceki yazılarımda Sınav Kondisyonu kavramını gündeme getirmiştim. Bundan sonra ki yazılarımda da Sınav Kondisyonun nasıl kazanılması gerektiğini anlatacağım. Sınav Kondisyonu ciddi ve emek isteyen bir çalışmadır. Sınav Kondisyonunun kazanılmasında esas olan farkında olmak ve yapabilmektir. Sınav Moootivasyonu ise illüzyonist bir yöntemdir. Moootivasyonu yapabilmeyi değil yapılabileceğini gösterir. Moootivasyon sürecinde etkin olan eğitimci iken Sınav Kondisyonun kazanılmasında etkin olan ilk aşamadan son aşamaya kadar öğrencidir. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınav Kondisyonun ilk aşaması sınava hazırlananın bir gayesi ve bu gayenin farkında olması ile başlar. Gaye ve hedef kavramları dil açısından ya da kâğıt üzerinde eş anlamlı olsa da zihindeki etkileri farklı farklıdır. Tüm yaptıklarınız bir gaye için olabilir. Fakat her hedef için farklı şeyler yapmalısınızdır. Tüm insanların bir hedefi vardır. Herkesin olmak istediği bir şey vardır. Kimi doktor, kimi mühendis, kimi de futbolcu olmak ister.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;İstemek yetmez sadece istemekle olmadığını herkes bilir. Çalışmak kazanmak için yeterli mi? Bana göre kazanmak için çalışmış olmakta yetmiyor. Sınav Kondisyonu olan öğrenci kazanmaya değil çalışmaya odaklanır. Geleceğin umudu ya da korkusu ile değil içinde bulunduğu anın gerçekleriyle yaşar. Sınava hazırlanan öğrencilere, öğrencileri sınava hazırlayanların tek yaptığı geleceğin umuduna ya&amp;nbsp;da korkusuna dair yaptığı telkinlerdir.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;U&gt;Gayeniz yoksa ya da gayenizin farkında değilseniz sınava hazırlanmak sizin için bir lükstür&lt;/U&gt;. Gayesi olmayan öğrenciler sürekli yaptıklarını sorgularlar ya da hemen bitsin isterler bu sıkıcı sürecin. Gayeniz yoksa ya da &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;farkında değilseniz gayenizin.Sizin yaptıklarınız ve sizden istedikleri sizin için &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;sadece angaryadır. Sınava hazırlanmak ise işkencelerin en büyüğüdür.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Gayeler bazen sıradan ve basit şeylerdir. Gayeler bazen öte dünya ile açıklanır. Bazen mantıksal temellidir bazen de duygusaldır. &lt;U&gt;Gayesi olmayan öğrenciye çalış demek onlara yapılacak en kötü hakarettir&lt;/U&gt;. İnsanlar ne zaman harekete geçerler sorusunun cevabı yapacakları anlamlı ve değerli olduğundadır.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Bazen bir öğrenci arkadaşına ya da hocasına inat ders çalışır. Bazen bir başkası ailesinin hor görülmesini kaldıramaz gece gündüz ders çalışır demeyeceğim ama çalışırken sıkılmaz. Çünkü onun gayesi ailesini hor görmenin bedelini hor görenlere ödetmektir. Her çalışma öğrenciyi gayesine ulaştırdığı için yaptığını zevkle yapar. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Bir başka öğrencinin gayesi ideolojisini yaymaktır. Her yaptığı çalışma ona ibadet gibi gelir. Seve seve yapar yapacaklarını. Bir başka öğrencinin gayesi öğretmenine verilecek bir cevaptır. Öğretmeninin “Sen adam olmazsın” sözü onu harekete geçirir ve zevkle yapar tüm çalışmalarını. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;İnsanız bize değer verenlere değer vermek hem insanlık vazifemiz hem de yerine getirmemiz gereken bir sorumluluktur. Birçok veli çocuğunun sınava hazırlanması için elinden geleni hatta gelmeyeni de yapmaya çalışır. Yemez ama yedirir; giymez ama giydirir. Tüm öğrenciler bunun farkındadır dersem farkında olanlara haksızlık etmiş olurum. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Gayesi olanlar ve gayelerinin farkında olan öğrenciler inanın çalışmaktan zevk alıyorlar. Çünkü onlar kendilerine değer verilmesini istedikleri kadar hatta daha fazla kendilerine değer verenlere değer vermeyi de seviyorlar. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;/FONT&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;/FONT&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Bilgi Aktivasyon Uzmanı&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Ercan&amp;nbsp; HARMANCI&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;A href=&amp;quot;mailto:ercanharmanci@hotmail.com&amp;quot;&gt;ercanharmanci@hotmail.com&lt;/A&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=536</link></item><item><title>Beynimiz ve Öğrenme; İki Önemli Soruya Cevap - Ahmet Yıldız</title><pubDate>21.04.2008 21:37:36</pubDate><description>&lt;DIV align=center&gt;&lt;B&gt;Beynimiz ve Öğrenme; İki Önemli Soruya Cevap&lt;/B&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;Beyin beş duyu yoluyla çevreden uyarıcılar (mesajlar) alır. Beyin bu uyarıcıları düzenler, ne anlama geldiğini araştırır daha sonrada ne yapılacağına karar verir. Vücudun tüm düzenini sağlayan organ beyindir. Beyini büyük bir otoyoldaki görevli trafik polisine benzetebilirsiniz. Trafik polisi oradaki tüm arabaların, yayaların işleyişinin düzenli olmasını sağlamaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Duyu organları yoluyla gelen uyarıcıların beyine ulaşması ve beyindeki komuta göre vücudun gerekli yerlerine ulaşmasını nöron adı verilen sinir hücreleri ve bunlar arasındaki sonsuz iletişim ağı yoluyla almaktadır. Nöronlar arasındaki mükemmel iletişim sayesinde iletişim kurabilmekteyiz, zevk ve duyumlarımızı bastırabilmekteyiz, konuşmaktayız, gülmekteyiz ve de öğrenmekteyiz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çok basit bir şekilde beynin işleyişini şöyle anlatabiliriz; öğretmen ders sırasında size adınızı sorduğunda bu sözlü mesaj kulak aracılığıyla nöronlara gelir oradan beyine gider. Beyin mesajı yorumladıktan sonra ağza nöronlar aracılığıyla gerekli komutu verir ve siz ona adınızı söylersiniz. &lt;BR&gt;Nöronların her biri kendi konusunda uzmanlaşmıştır. Örneğin beynin görme kısmıyla sorumlu olan nöronlardan bazıları yeşil, mavi renklerle, bazıları hafif silik renklerle, bazıları ise hareket eden nesnelerin işleyişiyle uğraşır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Beyin ihtiyacı olan bilgileri sonradan kullanabilmek için depolar. 85 yıllık bir insan ömründe beyin 600 birimlik bilgiyi hafızaya kaydetmek, işlemek ve programlamak kapasitesine sahiptir. Bu da dakika 3600, saat de ise 2.160.000 ve yüzde 51.840.000 bitlik (bilgisayar alan birimi olarak 1000 bit= 1mb.) bilgi demektir. Bu kadar büyük bir deponuz var bunu kullanmaktan korkmayın. Öğrendiklerimizle bu depo kolay kolay dolmaz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Beyni Etkili Kullanabilmek İçin Öneriler&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Beyni geliştirmek için egzersizler yapın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Bol bol kitap okuyup yorumlamaya çalışın. Pasif değil aktif okuyucu olun.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Beyni en fazla tembelleştiren televizyondan mümkün olduğunca uzak durun.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Kendinize güvenin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Konsantrasyon egzersizlerine önem verin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Fazla uyumayın. Uyku beyni tembelleştirir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Hafıza tekniklerini öğrenin ve uygulayın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Korku, stres, telaş, zaman baskısı, şüpheden uzak durun.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Beynin yakıtı olan glikoz almaya özen gösterin. Bunu şeker yoluyla değil doğal olan meyvelerde var olan saf glikozu alın. Beyin günde 120 gram glikoz tüketir ve beyin bunu depolayamaz bu nedenle alınmalı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Düzenli ve temiz oksijen almalısınız. Bunu sağlık bölümünde genel olarak anlattık.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;•&amp;nbsp;Su ihtiyacı giderilmeli. Vücudun %70’i su iken, beynimizin %85’i sudur. Bu nedenle su sık sık tüketilmelidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Beyin Yorulur Mu?&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Buna verilecek cevap tek kelimeden oluşmaktadır “hayır”. Yorulabilmek için hareketli bir kasın olması gerekmektedir. Kolumuz yorulur çünkü onda kas vardır. Beyin ise kaslardan meydana gelen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle beyin yorulmaz. Beyinde meydana gelen yorgunluk hissi onu yanlış kullanmaktan meydana gelen zorlamanın etkisidir. Bilgisayar kullanırken birkaç program çalıştırırsanız bilgisayarı bilinçsiz olarak kullanırsanız bilgisayar kendini kilitler veya kapatıp açar. Beynimizi de bilinçsiz ve gücünün farkına varmadan kullanırsak yorgunluk zannettiğimiz bir durum meydana gelir. Bu durumda gözlerinizi kapatarak güzel bir yeri hayal etmek beyni rahatlatmaya yetecektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Yaşlandıkça Beyin Gücü Azalır Mı?&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplumumuzda yaygın olan bir kanı vardır; “insan beyni yaşlandıkça zayıflar” diye. Bu oldukça yanlış bir kanıdır. İnsan beyni aslında yaşlandığı zaman zayıflamaz, uyarılmadığı zaman zayıflar. Tony Buzan aklını en iyi şekilde kullan isimli kitabında beyin yaşlandıkça zayıflar görüşünün yanlışlığını şöyle anlatmıştır: “tüm bu yanlış inanışlar şimdi rahatlıkla bir kenara bırakılabilir. Profesör Rosenzweig göstermiştir ki eğer beyin uyarılırsa, hangi yaşta olursa olsun, her bir beyin hücresinin kollarında daha çok çıkıntı fiziksel olarak oluşacaktır ve bu çıkıntılar insan beynindeki bağlantıların toplam sayısını artıracaktır.”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tarihe ismini ve eserlerini yazdırmış olan kişiler de bu yanlış inanışı çürütürcesine bakıp bu inanışa sahip olanlara gülüyorlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#61692;&amp;nbsp;Goethe en büyük eseri olan Faust’u 83 yaşındanken yazmıştı,&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#61692;&amp;nbsp;Mimar Sinan en büyük şaheserlerinden biri olan Süleymaniye camiini 70 yaşında bitirmişti,&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#61692;&amp;nbsp;Opera bestecisi Verdi Ava Maria adlı eserini Falstaff (85) ile beraber bestelemişti,&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#61692;&amp;nbsp;Albert Schweitzer 88 yaşındayken ameliyatlarına devam ediyordu. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yaş ilerledikçe beyin gücünü yitirmez ancak unutma konusunda eskiye oranla daha hassa olmayabilmektedir. Bu durum beynin yaşlandığı, gücünü kaybetmeye başladığı anlamına gelmez. Düşünmek, öğrenmek, unutmak isimli kitabında Frederic Vester bu durumu şöyle anlatıyor; “algıların uzun süreli hafızaya geçiş ve orada kendilerine bir yer buluş süresi, protein sentezine bağlıdır. Yaşlılarda bu sentez işlemi yavaşlamış olduğundan, yeni izlenimler ve hatıralara eskiden daha çabuk unutulmaktadır.” Hafıza tekniklerini bilen ve kullanan bir kişinin bu olumsuz durumu aşabileceği de bir gerçektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Son olarak şunu söylemekte fayda olduğunu düşünüyorum.”biz beynimizin ne kadarını kullanabiliyoruz ki yaşlanmasından korkuyoruz ? Biz beynimizi kullanmadan, güçlendirmeden onun gerçek potansiyelini yakalamadan zaten yaşlandırıyoruz.”&lt;/P&gt;
&lt;DIV align=center&gt;Ahmet Yıldız &lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=center&gt;Psikolojik Danışman&lt;/DIV&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=535</link></item><item><title>Ağlamanın Psikoloji - Mehmet Teber</title><pubDate>20.04.2008 12:09:31</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Dünyaya adımımızı ilk attığımızda ve ilk nefesimizi ciğerlerimize çektiğimizde ağlamaya başladık. Bebekken karnımız acıktığında, bir ağrımız olduğunda ağladık. Çünkü elimizden başka bir şey gelmiyordu. Çocukken istediklerimizi elde etmek için ağlama silahını kullandık. Bazen de yediğimiz dayak sonrasında ağladık. Ergenlik çağına geldiğimizde ulu orta ağlamayı bıraktık. Artık yalnız kaldığımız zamanlarda sıkıntıdan, üzüntüden aşktan ve ayrılıktan ağlar olduk. Ve büyüdükçe gözyaşını daha az döker olduk. Ve hayata gözlerimizi yumduğumuzda bu sefer ağlayan biz değil sevdiklerimiz oldu.&lt;?xml:namespace prefix = o ns = &amp;quot;urn:schemas-microsoft-com:office:office&amp;quot; /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Kısacası ağlamak hayatımızın her aşamasında bizimleydi. Gözyaşları ile dünyaya geldik ve yine dünyadan gözyaşları ile ayrıldık. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki her gözyaşı dökmek ağlamak değildir. Bilim adamları gözyaşlarını dört ana gruba ayırıyorlar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Temel Gözyaşları &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Bu gözyaşı ağırlıklı olarak su ve tuzdan oluşuyor ve göz yüzeyimizin kaygan kalmasını sağlıyor. Günlük ortalama 150-300 gram kadar salgılanıyor. Ve bir süre sonra burun boşluğuna salınıyor. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/B&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Refleks Gözyaşları &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Ani durumlarda gözü korumak amacıyla salgılanan gözyaşlarıdır.&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt; &lt;/B&gt;Soğan doğrarken ya da gözümüze toz kaçtığında gözlerimizin yaşarması sonucu ortaya çıkan gözyaşlarıdır. Refleks gözyaşları salgılandığında biz bu durumu &lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;ağlamak&lt;/I&gt; olarak adlandırmıyoruz, daha çok &lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;gözlerim yaşardı&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-tab-count: 1&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;/I&gt;ibaresini kullanıyoruz.&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/B&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Duygusal Gözyaşları &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Yoğun bir duygunun sonucunda dökülen gözyaşıdır ki bu gözyaşının dökülmesini biz ağlamak olarak nitelendiriyoruz. Duygusal gözyaşları diğer gözyaşlarından % 25 daha fazla protein içeriyor. Ve tansiyonu düşürüp toksinlerin dışarı atılmasını sağlıyor. Bununla birlikte duygusal gözyaşları vücudun iyileşmesine yardımcı oluyor. Zararlı bakterilerin temizlenmesi yine bu gözyaşlarının sayesinde oluyor. Ve araştırmalar duygusal gözyaşının kişiyi depresyondan uzak tuttuğunu gösteriyor. Yani ağladığımızda sadece ağlamış olmuyoruz. Bir yandan rahatlarken, diğer yandan kendimizi depresyondan uzak tutuyoruz. Ağlama sonrasında kendimizi rahatlamış hissetmemiz bu tezi destekliyor. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/B&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Patolojik Gözyaşları &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Son yıllarda literatürde bir ağlama çeşidi daha dikkat çekiyor: patolojik ağlama. Özellikle bazı psikolojik sorunlara maruz kalan hastalarda o anki durumla ilgisi olmayan uygunsuz ağlamalar görünüyor. Mesela hastaya yemek yedirirken, hastanın yatak örtüsü toplanırken hastanın da kontrolü dışında gerçekleşen ağlamalar patolojik ağlama olarak nitelendiriliyor. Yani etki eden faktörle gözyaşı arasında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Ve en önemlisi de bu ağlamanın hastanın isteği dışında gerçekleşmesi. Hasta da kendinin neden ağladığını bilmiyor. Özellikle Parkinson ve Alzheimer hastalarında patolojik ağlama görülebiliyor. &lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/B&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Neden Ağlıyoruz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Biliyoruz ki, her gözyaşı dökme ağlamak değildir ağlamamıza yol açan temel faktör &lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;duygu yoğunluğudur&lt;/I&gt;. Bazen oluyor, &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;o kadar seviniyoruz ki ‘mutluluk gözyaşları’ döküyoruz. Bezen de üzüntümüz o kadar derinleşiyor ki ‘hüzün gözyaşları’ yanaklarımızdan süzülüyor. Korktuğumuz durumlarda ise ‘korku gözyaşları’ döküyoruz. Dayanılmaz acılara maruz kaldığımızda, çaresizliğimizin dozu arttığında gözlerimizden ‘acı gözyaşları’ &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;süzülüyor. Kimi zaman da pişmanlık duygusu o kadar bizi sarıyor ki ‘pişmanlık gözyaşları’ kendini gösteriyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Ağlamada Etkili Olan Faktörler Nelerdir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Bizde duygu yoğunluğu oluşturan durumlar dış kaynaklı olabildiği gibi iç kaynaklı da olabiliyor. Dış çevremizde yaşadığımız bir olay (ölüm, başarı, hastalık) bizi ağlatabileceği gibi, iç dünyamızda zihnimizdeki düşünceler ya da geçmiş hatıralar bizi ağlatabiliyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;En Çok Ne Zaman Ağlıyoruz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Zaman açısından baktığımızda bebekliğimizde ve çocukluğumuzda daha çok ağladığımızı söyleyebiliriz. Ergenlikten sonra azalan ağlama yaşlılıkla birlikte yeniden artmaya başlıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Peki, en çok hangi duygu yoğunluğunda daha çok gözyaşı döküyoruz? Sevinç gözyaşlarımız mı daha fazla yoksa acı gözyaşlarımız mı? Araştırmalar % 49’luk oranla daha çok ‘hüzün gözyaşları’ döktüğümüzü gösteriyor. Bunu % 29’luk oranla ‘mutluluk gözyaşları’ takip ediyor. En son sırada ise % 4 ile ‘korku gözyaşları’ yer alıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Kadınlar Neden Daha Fazla Ağlıyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Yapılan araştırmalar ergenlik dönemine kadar erkeklerle kızların aynı oranda ağladığını gösteriyor. Bu dönemden sonra ortalama olarak kadınlar erkeklerden dört kat daha fazla ağlıyor. Kadınlar yılda ortalama 64 defa ağlarken erkekler 17 defa ağlıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;18-75 arasında 331 katılımcıdan 30 gün boyunca gözyaşı günlüğü tutması isteniyor. Araştırma sonucunda kadınların erkeklerden 4 defa fazla ağladığı görülüyor. Araştırmayı yapan Dr. Frey bunu sebebini daha çok kadınlardaki hormonal dengeye bağlıyor. Bunun yanında kültürel faktörlerin erkeklerin ağlamasına engel olduğuna da değiniyor. “Erkek adam ağlamaz”, “Ağlamak zayıflık göstergesidir” gibi inançlar erkeklerin duygularını bastırmalarına neden oluyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Timsah Gözyaşları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; COLOR: black; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Çokça kullanılan bir gözyaşı deyimi de ‘timsah gözyaşlarıdır’. Timsah gözyaşları döküyor demek bir şeye üzülmediği halde üzülmüş gibi yapmak demektir. Sahtekârlık, iki yüzlülük gibi olumsuz bir anlamı vardır. Timsah gözyaşları denilmesinin nedeni ise timsahlar avlarını yerken, ağızlarını çokça açtıklarında, gözlerinden bir sıvı salgılanmasıdır. Aslında gözyaşı gibi görünen bu sıvının üzüntüyle bir ilgisi yoktur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Ya Ağlayamıyorsak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´; mso-bidi-font-family: ´Arial Unicode MS´; mso-fareast-font-family: ´Arial Unicode MS´&amp;quot;&gt;Araştırmaların ağlamanın insan vücudu ve psikoloji üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğunu gösterdiğini söylemiştik. Peki, ağlayamayanlar ne olacak? Eğer ağlayamıyorsak farkında olduğumuz (bilinçli) ya da farkında olmadığımız (bilinçdışı) ağlamamızı bloke eden nedenleri bulup onları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Gerekirse bu noktada bir psikologdan profesyonel bir yardım almayı bile tercih edebiliriz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Özetle her ne kadar günümüzde ağlamak zayıflık göstergesi olarak görülse ve gösterilse de gözyaşı dökmekten çekinmememiz gerekiyor. Çünkü ağlamak ruhumuzda biriken kirleri atıp hafiflememizi sağlıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Üzüntünüz az sevinç gözyaşınız bol olsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;Mehmet Teber&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;A href=&amp;quot;mailto:m.teber@yahoo.com&amp;quot;&gt;m.teber@yahoo.com&lt;/A&gt; &lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; LINE-HEIGHT: 150%; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 8pt; LINE-HEIGHT: 150%; FONT-FAMILY: ´Verdana´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=534</link></item><item><title>ZAMAN YÖNETİMİ - Umut Şahin</title><pubDate>20.04.2008 01:11:16</pubDate><description>&lt;P&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;COLOR: blue&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: center&amp;quot; align=center&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;ZAMAN YÖNETİMİ&lt;?xml:namespace prefix = o ns = &amp;quot;urn:schemas-microsoft-com:office:office&amp;quot; /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: center&amp;quot; align=center&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Zaman nedir? Bunu hiç düşündük mü acaba?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Saatin kaç olduğudur. Sınava kalan süredir. Uyku vaktidir. Karnım çok acıktı akşam yemeğini bekleyemem. Artık gitsem iyi olacak. Bunu yarın konuşsak olur mu? Üç gün sonra gelin size şimdi yardımcı olamam. Önce tohumu ekmeli sonra suyunu vermeli ve sonra da beklemelidir&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Yukarıdaki her tanım ve cümle, zaman kavramı ile doğrudan ilişkilidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;İnsanın en büyük becerisi, kontroldür. Kontrol yönetmektir, sahip olmaktır, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için etrafındaki her unsurdan faydalanmaktır ve kontrol edilmesi gereken en önemli araç, zamandır. Zamanı kontrol altında tutabilmek ise onun ne olduğunu bilmekten geçer.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Zamanın tanımı fizik bilimine göre çok sempatik ve işe yarar görünmez fakat işe her seferinde olduğu gibi teknik kısmından başlamak zorundayız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Dünyamızın içinde bulunduğu ortamı en geniş biçimde tanımlayan kavram, evrendir. Evrendeki her olay, bir yıldızın ortaya çıkışı, kendi güneş sisteminin oluşumu ve sonunda yıldızın ölümü gibi olaylar belli bir &lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;neden sonuç&lt;/STRONG&gt;&lt;/I&gt; ilişkisi üzerinde gelişir. Bu neden sonuç ilişkisini bir gemiye benzetirsek, üzerinde yüzdüğü denize zaman adını verebiliriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Zaman, olayların peş peşe ve belli sonuçlara doğru geliştiği ve kendi başına bırakılırsa insanın asla kontrol altına alamayacağı, evrendeki en önemli güçtür. O halde bu gücü kontrol altına almak için çaba göstermeye ne dersiniz? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Acaba bir köpek için zaman ne olabilir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Ortalıkta aylak aylak dolaşan bir sokak köpeğini hayal edin. Bulduğu her otomobil lastiğini, bir parça çalıyı, durup sürekli koklayan… Çöp kutularında kendine yiyecek arayıp yorulunca güvenli bir izbe bulup uyuyan bir köpek… Köpeğe sorsalar zaman nedir diye, büyük bir ihtimalle “hav” diye cevap verecektir. Şakayı bir kenara bırakırsak, köpek için zaman, yemek – üreme – uyku ihtiyacını gidermekte öncelik sıralaması yapmaktır. Köpek zamanın ne olduğunu bilmez fakat hangi işin hangi sırayla yapılacağını bilir. Acaba zamanı algılamak konusunda bir köpekle insan arasında hangi benzerlikler ya da farklar vardır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;I style=&amp;quot;mso-bidi-font-style: normal&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Soldaki resimde &lt;STRONG&gt;Salvador Dali&lt;/STRONG&gt;’&lt;STRONG&gt;nin&lt;/STRONG&gt; &lt;STRONG&gt;“saatler”&lt;/STRONG&gt; isimli meşhur resmini görüyorsunuz. Biliyoruz ki bir köpek böyle bir sanat eserini resmedemez. Aramızdaki benzerlikler bir yana, farklılığımız için bu resmi ilk örnek olarak gösterebiliriz. Köpekler bu yazıyı okuyabilseydi, onlara hava attığımızı anlarlardı. Anladıktan sonra bu yazıyı yazan kişi olarak yanlarında bulunmak istemezdim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Acaba bir insan için zaman ne olabilir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Bir insan için zaman, köpek için ne ise odur: &lt;STRONG&gt;“İşlerin yapılma sırası” &lt;/STRONG&gt;işlerin yapılma sırası için bir soru soralım. &lt;I&gt;&lt;STRONG&gt;Tren raylarının üzerinde bir çanta dolusu para görseniz ve o çantayı almak için sadece beş saniye vaktiniz olsa, o beş saniye içinde çantayı kapıp raylardan kurtulamadığınız takdirde trenin altında kalma riskinize rağmen, zengin olmak için ölümcül riske girer miydiniz yoksa mütevazı hayatınıza kaldığınız yerden devam mı ederdiniz? Ben kendi adıma o paraları almanın zamanı değil diye düşünürdüm.&lt;/STRONG&gt; &lt;/I&gt;Fakat aramızdaki fark olarak belirteceğimiz, insanın en becerikli olduğu konulardan biri işlerin doğal sırasını değiştirebilmesi ya da bunu kendisi için en avantajlı biçimde yorumlayabilmesidir. Bilgisayarın başında her hangi bir oyunu oynayarak çok keyifli dakikalar geçirebilme şansı varken, “Hayır! Geleceğimi inşa etmem için yapmam gereken, keyifsiz de olsa önemli işlerim var! Mesela ders çalışmak gibi…” Diyebilir. &lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-FAMILY: ´Arial´,´sans-serif´&amp;quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Umut ŞAHİN&lt;/FONT&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=533</link></item><item><title>ZEKİ AMA TEMBEL OLMAK… TEMBEL AMA ZEKİ OLMAK… - Umut Şahin</title><pubDate>19.04.2008 14:14:29</pubDate><description>&lt;DIV align=center&gt;ZEKİ AMA TEMBEL OLMAK… TEMBEL AMA ZEKİ OLMAK&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;…&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;COLOR: red&amp;quot;&gt;Bölüm 1: Zeki Ama Tembeller…&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Birçoğumuzun kulakları alışıktır bu tanıma; “Benim çocuğum zekidir ama çok tembellik ediyor…” Aslına bakılırsa bu bir eleştiri midir, övgü müdür, orası pek anlaşılmaz. Genelde çalışmayan öğrencinin nazikçe motive edilmesi için kullanılsa da sonuçlar beklenenin tam tersini verebilir, öğrencimiz; “tembelim ama zeki olduğum için vakit bulunca işlerin üstesinden gelirim” ya da “Zeki olduğum için tembellikten vazgeçmeme gerek yok” diyebilir. “Ama! Ama! Ben ne yaptım motive edeyim derken bir uyuklayan bir canavar mı yarattım?” Şaka bir yana gerçekten çok ciddi bir vakadır: “Zeki ama tembel olmak”&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İster sınava hazırlanalım ister yalnızca okul derslerine çalışalım, hepimiz iyi biliriz ki, ders çalışmak dünyanın en keyifli işi değildir. Ders çalışmanın keyifsiz görünmesi işleri ertelememize sebep olabilir. Ertelenen işler biriktiği zaman yükün altından kalkılamayacak boyutlara ulaşır. En sonunda da; “işler çok birikti, artık mümkün değil yapamam” durumuna gelirsek çalışmamak için en güçlü mazeretimize kavuşmuş oluruz. Tembellik, bu şekilde kendi kendini besleyen bir mekanizmaya sahiptir. Notlar düşer ya da hedeflerden uzaklaşılırsa birileri gelip, “sen çok zekisin ama tembelsin” deyiverince hiçbir şey yapmadığımız halde kendimizi sevmemiz için bahane bulmuş oluruz. Kendimizi her şeye rağmen sevmek iyidir fakat işler birikirken kılımızı kıpırdatmamak ta pek hoş bir durum değildir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anlaşılıyor ki maksadını aşabilen bir sözdür, “Tembel ama zeki” yakıştırması… Çalışmayan öğrenciyi övmek gibi anlaşılabilir ve henüz tedavisi de bulunamamıştır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Zeki ama tembel olmak yerine, Tembel ama zeki olmayı başararak belki sorunumuzu çözebiliriz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;COLOR: black&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;COLOR: red&amp;quot;&gt;Bölüm 2: Tembel Ama Zekiler…&lt;/SPAN&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Soldaki resimde bulunan su testisi bundan 200 Bin yıl önce “tembel ama zeki” bir insan tarafından icat edilmiştir. İsterseniz hikâyemizi anlatmaya başlayalım.&lt;BR&gt;İnsanlar bundan 200 bin yıl önce, şu an sahip olduğumuz düşünce gücüne ve bilgi birikimine ulaşmamışken, geceleri buldukları mağara ve ağaç kovuklarında uyuyup, gündüzleri avlanıp meyve ve yaprak toplayarak yaşıyorlarmış. Susadıkları zaman güvenli mağaralarından çıkıp, vahşi hayvanların arasından sıyrılıp nehir ya da göl kenarına gidip midelerini tıka basa suyla doldurduktan sonra aynı yolu tekrar geri gelirlermiş. Bu iş her gün tekrar etmek zorunda oldukları, sıkıcı – yorucu ve vahşi hayvanlardan dolayı tehlikeli bir işmiş. Bu insan sürülerinden birinde gerçekten de tembellik konusunda dünya şampiyonu sayacağımız Moe adında bir mağara adamı yaşarmış. Moe, o kadar üşengeçmiş ki, susuzluğunu gidermek için diğerleri ile nadiren su kenarına inermiş. Tembelliği yüzünden diğerleri tarafından hiç sevilmezmiş. Moe yine su kenarına inmediği haftaların sonunda susuz kalmış. O kadar ki dili – derisi çatlamaya başlamış. Tüm gücünü toparlayarak diğerlerine katılmış. Kurumuş dudaklarını kafasıyla birlikte suya sokar sokmaz müthiş bir iştahla içmeye başlamış. O sırada dengesini yitirip suyun içine yuvarlanmış. Kalkmak için doğrulurken avuçları tesadüfen kap şeklini almış ve sudan çıktığında avuçlarının içinde bir su birikintisi oluşmuş. Su dolu avuçlarını fark ettiği an, çılgınca bağırıp çağırmaya başlamış. Bize şu an için çok basit görünen ama çağı için müthiş bir icat aklına gelivermiş. Eğer uygun bir yol bulursa “taşınabilir su çukuru” yaparak, suyu mağaraya, tembellik yaptığı tüneğine taşıyabileceğini fark etmiş. Diğerlerinin meraklı bakışları içinde avuçlarına aldığı suyu yanında götürmeye çalışmış ama başarılı olamamış. Sonra su kenarına açtığı yan yana duran çukurların birinden diğerine su taşıyarak mağaraya ulaştırmaya çalışmış ama bu da çok zahmetli bir yolmuş. Karnını suyla doldurduktan sonra diğerleri ile mağarasına geri dönmüş fakat bizim Moe eski Moe olmaktan çıkmış. Diğerleri uyurken o deliler gibi mağaranın etrafında koşturup bir şeyler yapıyormuş. Aradan aylar geçmiş ve bizimki diğerlerinin ömrü boyunca şahit olmadığı garip bir cisimle su kenarına inmiş. Elindeki kilden yapılmış koca su testisini suya daldırıp ağzına kadar su ile doldurup çekiştire çekiştire mağarasına götürmüş. Sürünün diğer üyeleri hayretler içinde Moe’nun yaptığı testinin aynısına sahip olmak için peşine takılıp yalvarmışlar. Daha önce tembelliği yüzünden diğerlerinden saygı görmeyen Moe, tembellik hakkı için aylarca çalışıp ürettiği su kabı sayesinde itibar kazanmış.&lt;BR&gt;Anlaşılan: Tembel insanlar, hayatı kolaylaştırmak için sahip olduğumuz teknolojiyi yaratan kişilerdir. Hatta tembelliği o kadar severler ki, bunun için deliler gibi çalışmayı göze alabilirler. Bilmem anlatabildik mi? Sevgilerlele....&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 15px&amp;quot;&gt;Umut SAHİN&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=532</link></item><item><title>TAPINAĞIN  KAPANMAYAN  KAPILARI - Ercan HARMANCI</title><pubDate>16.04.2008 01:23:46</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;TAPINAĞIN&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;KAPANMAYAN&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;KAPILARI &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o ns = &amp;quot;urn:schemas-microsoft-com:office:office&amp;quot; /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/FONT&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınav kavramı, toplumumuzun 1960 yılında tanıştığı ve her geçen gün içselleştirdiği bir kavramdır. Sınav zamanla toplumumuzun geleneklerinden biri oldu. Sınava hazırlanmak ise kutsal ayinler kadar ciddi bir eylemdi. Bu kutsal ayinler her yerde yapılamıyordu. Herkes dilediği yerde sınava hazırlanamazdı. Toplum, öğrencilerin sınava hazırlanma ayinleri için özel tapınaklar inşaa ettiler. Tapınağa giriş çıkışlar ve yakarışların belli saatleri vardı. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Bu tapınaklarda Rahipler öğrencileri vaftiz ediyorlardı. Rahiplerin hiç mi temizlenmeye ihtiyacı yoktu. Elbette onlarında temizlenmeye ihtiyacı vardı. Hatta öğrencilerden önce rahipleri temizlemek, arındırmak gerekiyordu. Rahipler temiz olsun ki öğrencileri vaftiz edebilsinler. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Rahiplerin söyledikleri tek şey daha çok çalışmaktı. Öğrenciler çok çalışmalı ama çalışmanın nasıl olacağına dair sorular sorulmamalıydılar. İlla ki rahiplere soru sorulacaksa soruları mutlaka test sorusu formatında olmalıydı. Deneme sınavı olan günler ,kutsal günlerdi. Deneme sınavlarından sonra hiç kimse bir şey yapmamalıydı. İnsanlar günahkâr olsa da büyük küçük günah işleseler de kimseler tapınağa girmekten men edilemezdi. Hatta tüm gençlerin tapınağa girmesi için telkinlerde bulunulur ve girmeleri teşvik edilirdi.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Her tapınağın kutsal kitapları vardı. Kutsal kitapları okumak kadar taşımakta sevaptı. Kutsal kitaplar yanlışlarla doluydu. Kutsal kitapta doğrular ise her zaman tekti. Kutsal kitapta kazanmanın yolları ayrıntılı olarak anlatılırdı.Kazanmak isteyenler kazanmak istediklerini açık ve net olarak gördükleri yer yere yazmalıydılar.Kazanacaklarını ne kadar çok yere yazar ve ne kadar büyük yazarlarsa kazanacaklarına o kadar çok inanırlardı.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Tapınakların rahipleri, durmadan sihirli kürelerine bakar ve öğrencilere çalışmaları için program yaparlardı. Ne zaman nasıl çalışması gerektiğini bilemeyen öğrenciler vardı. Bu öğrencilere rahipler İsrafil’in suura üfleyeceği zamana kadar telkinlerde bulunmaya kutsal kitap üzerine yemin etmişlerdi. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Tapınağa yanlışlıkla girmiş olsanız bile mutlaka tapınağın kurallarına uymak zorunludur. Kazanmak isteyenler kendilerini dünyadan olmasa da sosyal hayattan soyutlamalıdırlar. Bu tapınakta insanların canı sıkılmayacağı için eğlenmekte yasaktır.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Tapınaklarda 24 saat müzik çalınarak öğrencilerin Moootivasyonu güçlendirilir. Bu Moootivasyon öğrenciler üzerinde o kadar etkilidir ki; müzik olmadan hiçbir eylemde bulunamazlar. Kutsal tapınağın kitapları ne kadar çok ezberlenirse o kadar çok yaklaşılacağına inanılır vaat edilen cennete. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Kutsak tapınaklar kendilerine yakın ve faydalı gördükleriyle daha yakından ilgilenirler. Çünkü tapınakların ayakta kalması o kişilere bağlıdır. Tapınaklarda bu kişiler için özel yerler oluşturulmuştur. Bu kişilerin beslenmeleri bile özel yöntemlerledir. Belli dönemlerde kamplara alınırlar. Bu kişilerin diğerleriyle konuşmaları hatta onlarla birlikte olmaları yasaklanmıştır. Bunlara bu kadar özen gösterilmesi geleceğin rahipleri olacaklarındandır.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Bu dinin cezaları kadar mükâfatları da bambaşkadır. Kendini tapınağa adayıp kazananların daha ilk gün ayakları yerden kesilir. Onlar için dünya farklıdır artık; önceki yaşadıkları dünyadan. Dünyayı kendilerinin sanarak yaşamaya başlarlar. Birkaç hafta sonra kazanlardan artık kimsenin haberi olmaz tıpkı Hz. İsa’dan kimsenin haberi olmadığı gibi.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Kazanamayanlara Tapınağın kapısı her zaman açıktır. Ayinlere devamsızlık yapanlar Tapınağa tekrar girmenin bedelini ödeyip tapınağa girmenin zevkini yaşarlar. Tapınağa girer girmez kazanacaklarını, kazanmak istediklerini dağa ve taşa yazmaya başlarlar.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Evet, olur mu öyle şey demeyin. Bu bir inanış inanmasanız da saygı duymalısınız. Şayet nasıl olacağını biliyorsanız? Bildiklerinizi artık onlarla da paylaşmanın zamanı gelmedi mi?Tapınakların açılış yıldönümünde sizlere tapınak ve rahiplerle ilgi çok ama çok önemli şeyler anlatacağım.Biliyorum sabırsızlanıyorsunuz ….&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;/FONT&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;/FONT&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Bilgi Aktivasyon Uzmanı&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Ercan HARMANCI &lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;ercanharmanci@hotmail.com&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=531</link></item><item><title>SINAV İÇİN KOÇ ARANIYOR !!! - Ercan HARMANCI</title><pubDate>08.04.2008 19:37:27</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Geçen hafta, yoğun Moootivasyon etkinliklerinden dolayı Sınav Kondisyonu kavramını anlatamamıştım. Daha doğrusu öyle Moootive olmuştunuz ki beni dinleyecek durumda değildiniz. Hocam, sende her hafta farklı farklı şeyden bahsediyorsun diyebilirsiniz. Evet, farklılıkları ve farklı olmayı severim. Farklı çözümler bulmak ve sorun çözme de farklı bir yere sahip olmak bana zevk veriyor. Ama farklı sorunlar çıkarmadan. Bir çözüm yolu önerim yoksa eksiklikleri dile getirmeyi pek sevmem. İnsanların özellikle de öğrencilerin ortak sorunlarına farklı çözüm yollarım varsa bunu da her ortamda gündemde tutmaya çalışırım.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınav Kondisyonu kavramını duyunca öğrenciler çalışma arası maç yapacağımızı düşünebilirler. Öğrencilerime “sınav kondisyonu için ne lazım arkadaşlar“diye sorduğumda. Her biri farklı farklı şeyler söyledi. Hepsinin ortak olduğu nokta ise spor ayakkabısı ve eşofmandı. Bir sonraki derse sporu sevdiklerinden mi yoksa sınavı gerçekten kazanmak istediklerinden mi bilinmez hepsi tam teçhizatlı gelmişti. Öğrencilerime gülerek “şimdi hazır mısınız sınav kondisyonuna”dedim. Öğrencimin biri“hocam kondisyon koçsuz olmaz bu seferde koçumuz kasap mı olacak” dedi. Öğrencilerim gülüştüler. Benim de en çok zevk aldığım şey öğrencilerimin tebessüm eden yüzlerini görmek. Geçen hafta Moootivasyon için sınıfa mahallenin manavını getirince; bu hafta gelecek olanın da mahallenin kasabını düşünmeleri gayet normaldi.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Evet, bir koça ihtiyacımız vardı. Koç bulmanın Moootivasyoncu bulmak kadar kolay olmayacağını ben de biliyordum. Kondisyon hazır olmaktır. Kendini hazır hissetmektir. Karşılaşılacak ve yapılabilecek şeylerin farkında olmaktır. Kısacası koç gibi bir sınav koçuna ihtiyacımız vardı. Koç kavramı toplumumuzun en prestijli kavramlarındandır. İlk aklıma gelenler: Koç gibi, Koçum benim, Koçlar gibi, Koç bu koç, Koça bak vb…&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınav Koçu kimdir? Sınav Koçu ne yapar ya da ne yapmaz? Öncelikle koç insana sadece ne yapması gerektiğini söylemez. Öğrenmek bir koçluk istemeyebilir ama sınava hazırlanmak koçluk ister. Sınav Koçu, size nasıl sınava hazırlanmanız gerektiğini ya da ne yapmanız gerektiğini söylemez. Bunu çevrenizdeki birçok insandan duyuyorsunuz. Hem de duymak istemediğiniz halde duyuyorsunuz. Koç ne yapacağınızı söylemez. Koç nasıl yapılacağını gösterir. Nasıl yapılacağını göstermekle yetinmez yaparken nasıl zevk alındığını da gösterir. Biz sınav koçunu nasıl bulacağız derseniz. Sınav koçunu gördüğünüzde ilk kuracağınız cümle “ben de yapabilir miyim?”demek olacaktır.&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınav Koçu ne yapar ya da ne ister? Sınav Koç ders çalışın demez. Sınav Koçu şunu yiyin şunu için de demez. Sınav Koçu çok soru çözün, çok deneme sınavına girin de demez. Sınav Koçu için sizin aldığınız deneme sonuçları çokta önemli değildir. Sınav Koçu sürece odaklanarak çalışır. Sınav Koçu sizi sadece başarıya değil yenilgiye de hazırlar. Sınav Koçu sürekli ve her durumda karşısında güçlü bir kişilik ister. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Birçoğunuz şöyle demeye başladı. İyi de bu Sınav Koçu neden bir şey istemez. Herkes bizi kazanmaya hazırlarken Sınav koçu neden bizi yenilgiye de hazırlar. Evet, Sınav Koçu’nun öğrenciden kazancı yoktur. Sınav Koçlarının bu işten bir çıkarı olacak olsaydı sizi yenilgiye hazırlamazlardı. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sınav Koçu , “çok, daha çok, en çok” kavramlarını kullanmaz. Sınav Koçu sadece”en doğru” kavramını kullanır. Öğrenciyi yormaz. Öğrenci neden yorulur? Bunun birden çok cevabı olsa da en önemli cevabı neyi nasıl ve neden yapacağını bilememesidir. Birçok öğrenci neden günde 200 tane soru çözmesi gerektiğini bilmeden soru çözmektedir. Birçok öğrenci neye ve ne zaman çalışması gerektiğini bilmez ama onların Sınav Koçları(!) daha iyi bilir onların ne zaman çalışmaları gerektiğini. Onların Sınav Koçları(!) çok çalışması ve çok soru çözmesi gerektiğini bilir ama nasıl çalışılması ve neden çok soru çözmesi gerektiğini bilmez. Hatta sınava hazırlanırken öğrencinin çok soru sormaması gerekir. Öğrenciler, size düşen Sınav Koçlarınıza (!) çok soru sormak değil sizin çok soru çözmenizdir. Sınav Koçları (!) için nasıl çalıştığınız değil ne kadar çalıştığınız önemlidir. Ne öğrendiğiniz değil kaç puan aldığınız önemlidir. Kısacası onların ne yapmaları gerektiği değil sizin ne yapmanız gerektiği önemlidir.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT size=3&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Bu güne kadar sayısız &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;sınav kurbanı verdik. &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Artık ,sınav için koç aranıyor …. &lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;/FONT&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Bilgi Aktivasyon Uzmanı&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;Ercan HARMANCI&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;FONT face=&amp;quot;Times New Roman&amp;quot; size=3&gt;&lt;A href=&amp;quot;mailto:ercanharmanci@hotmail.com&amp;quot;&gt;ercanharmanci@hotmail.com&lt;/A&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=530</link></item><item><title>kötü gün için iyi günde - Emrihan Aydin</title><pubDate>08.04.2008 09:40:00</pubDate><description>&lt;P&gt;Kötü günler yaşadığımızda sık sık iyi günler aklımıza gelir. O günleri yâd ederiz. Hâlbuki kendimizi iyi günde kötü gün için hazırlarsak “o gün” gelip çattığında, bu kara günü en az zararla atlatırız. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Danışmanlığı anlatmaya gittiğim firmaların büyük bir çoğunluğu, işlerimiz iyi neden size ihtiyaç duyalım, diyor. Bende kötü gün için bugün ihtiyacınız var diyorum. Tabi bu itirazın altında yatan neden “bizim firmamızı bizden başkası mı iyi yönetecek?” korkusudur. Zannedilir ki bir profesyonel firma için bir şeyler yapsa firma sahipleri küçük duruma düşecek. Hayır tam tersi hem işletme hem firma sahipleri daha da büyüyecek. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Küresel ekonomi de sertleşen rekabet şartları dış desteğe daha da zorunlu bir ihtiyaç doğurmuştur. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu bağlamda sizi “işletme körlüğünden” kurtaracak olan yönetim danışmanlığını biraz irdelemekte fayda var. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yönetim Danışmanları Derneğindeki tanıma göre Yönetim Danışmanlığı,&amp;nbsp; bağımsız, bilgili ve deneyimli kişi veya kişiler tarafından özel, kamu ve diğer işletmelerde iş stratejisi, organizasyonel yapı, iş yapma yöntemleri alanlarındaki sorunların belirlenmesi, araştırılması ve uygun önerilerin yapılarak bu önerilerin uygulanmasında destek olmayı kapsayan hizmettir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bazı firma sahipleri sihirli bir değnekle firmalarını kurtaracağını düşünürler yönetim danışmanlarının. Esasında yönetim danışmanı şu işleri yapar:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Danışmanları Müşteriye bilgi sağlar, &lt;BR&gt;Müşterinin sorunlarını çözer, &lt;BR&gt;Sorunun yeniden tanımlanmasını gerektirecek bir değerlendirme yapar, &lt;BR&gt;Bulgular çerçevesinde önerilerde bulunur, &lt;BR&gt;Müşteriye önerilerin uygulanabilmesi için destek sağlar, &lt;BR&gt;Müşteri çalışanlarının önerilere katılmasını ve önerileri sahiplenmesini sağlar, &lt;BR&gt;Müşterinin benzer sorunları çözebilmesi için gerekli bilgi, deneyim ve eğitimi sağlar, &lt;BR&gt;İşletmenin verimliliğini kalıcı olarak arttırır,&lt;BR&gt;Rekabet gücünü arttırır. &lt;BR&gt;Uluslararası pazarlara hazırlar. &lt;BR&gt;İç organizasyonu güçlendirir ve geliştirir. &lt;BR&gt;Maliyeti azaltır. &lt;BR&gt;Ciroyu arttırır. &lt;BR&gt;Stratejik yönetim tekniklerini geliştirir. &lt;BR&gt;Yönetim ve karar verme sürecini geliştirir. &lt;BR&gt;Finansal kaynak alanlarını arttırır. &lt;BR&gt;Sektöre ilişkin genel ve özel bilgi sağlar. &lt;BR&gt;Müşteri portföyünün geliştirilmesini sağlar. &lt;BR&gt;Fizibilite çalışmaları hazırlar. &lt;BR&gt;Verimliliği arttırır. &lt;BR&gt;Vergi yükünü azaltır. &lt;BR&gt;İnsan kaynaklarının niteliğini geliştirir. &lt;BR&gt;Bilgi sistemlerini geliştirir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yönetim danışmanı hizmet alanları nedir? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Stratejik ve Örgütsel Geliştirme &lt;BR&gt;Mali ve İdari Sistemler &lt;BR&gt;İnsan Kaynakları &lt;BR&gt;Üretim ve Hizmet Yönetimi &lt;BR&gt;Pazarlama ve Kurumsal İletişim &lt;BR&gt;Bilgi Teknolojisi ve Sistemleri &lt;BR&gt;Proje Yönetimi &lt;BR&gt;Ekonomik ve Çevresel Etüdler&lt;BR&gt;Yönetim danışmanı hizmetine ne zaman gerek duyulur? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Rekabet gücünü arttırmak için &lt;BR&gt;Kaynak kullanımını arttırmak / geliştirmek gerektiğinde &lt;BR&gt;İşletme körlüğünden kurtulmak istendiğinde &lt;BR&gt;Dünya standartlarında bilgi, teknoloji ve deneyimlere hızlı ulaşılmak istendiğinde &lt;BR&gt;Kötü gün için iyi günde risk yönetimi &lt;BR&gt;Doğma, büyüme, olgunluk, küçülme gibi işletmelerin önemli evrelerinde&lt;BR&gt;Fiyatlandırma ve pazarlık &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;·&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Günlük ücret&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;·&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Günlük ücret artı başarı primi&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Katma değer bazlı ücretlendirme&lt;BR&gt;Küresel rekabet paralelinde, daha da sertleşecek olan rekabette bir adım öne geçmek için dış desteğe ihtiyacınız olacak. Yok siz öyle düşünmüyorsanız “kötü gün” de yaptığınız bu hatayı hatırlamanız gerekecek.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Emrihan AYDIN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&amp;quot;mailto:emrihanaydin@tomedanismanlik.com&amp;quot;&gt;emrihanaydin@tomedanismanlik.com&lt;/A&gt; &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;</description><link>http://www.kisiselbasari.com/Makale.asp?ID=529</link></item><item><title>Kişisel Gelişimin Korsanları - Çetin Özbey</title><pubDate>05.04.2008 22:58:07</pubDate><description>&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Kişisel gelişim, kişinin yaşam standartlarını olumlu yönde değiştirmeyi amaçlayan, dolayısıyla yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ve son zamanlarda popüler kültürde tanımlanan bir alandır. Bireyin var olan potansiyelini ortaya çıkarmayı, maksimum düzeyde ve doğru yönde kullanmayı hedefler. Farkındalığı artan, yeteneklerinin sınırlarını bilen ve bunları doğru yerde kullanan kişi, ilgi ve yeteneklerine uygun başarılar sağladığında hem iç huzuru hem de çevresiyle uyum düzeyi yükselir. Böylece daha mutlu ve hem ailesiyle hem de sosyal çevresindeki diğer kişilerle daha iyi ilişkiler geliştirecektir. &lt;?xml:namespace prefix = o ns = &amp;quot;urn:schemas-microsoft-com:office:office&amp;quot; /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Kişisel gelişimi bir sanat olarak görenler de vardır. Bir yönüyle kişisel gelişim, kişinin yaşamsal amaçlarını gerçekleştirmesini sağlar, daha doğrusu bu doğrultuda kişinin yolunu tıkayan ve ilerlemesini önleyen engelleri ortadan kaldırır. Kişi amaçlarına ulaştıkça durmak yerine, sınırlarını zorlayarak genişletebileceğini görebilmekte ve daha ileri düzeyde amaçlar edinerek adım adım bunlara ulaşmaya çalışır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Kişisel gelişim sisteminin kendine özgü kaynakları olduğu ileri sürülse de daha çok psikoloji, sosyoloji, edebiyat ve din gibi sosyal bilimlerden beslenmektedir.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Birçok insanın ulaşmak istediği hayalleri veya yaşama aktarmak istediği planları vardır; ancak bireyin söz konusu hedeflerine ulaşabilmesi için çalışması ve çabalaması gerekmektedir. Bireyi harekete geçirecek motivasyon olmadığı için sonu gelmeyen bir erteleme süreci başlar ve bu durum birçok kişide kronikleşerek hastalığa dönüşür. Kişisel gelişim bu noktada devreye girdiğinde kişiye gerekli motivasyonu sağlayarak bir anlamda başarıya giden yolun önünü açmış olur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Kapitalist piyasa koşullarına hizmet eden bir boyutu da ön plana çıktı ki, bu da insandaki hakkaniyet duygusunu yerle bir etmeyi amaçlamaktadır. İlerlemek ve başarmak için babasını bile aldatmayı ön gören bir sistemde insani değerler yerle bir olmaktadır. Aşırı bireyselliğin önemsendiği için bencilik, özgeciliği ezip geçmektedir. Bu olumsuz değişimi, kapitalizme hizmet eden kişisel gelişim çalışmaları derinleştirmektedir.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Kişisel gelişimin en önemli tekniklerinden biri iknadır; bu piyasa koşullarına uyarlandığında, sattığınız ürünü ihtiyacı olmadığı halde, ikna yoluyla ihtiyaç haline getirebilirsiniz. Daha çok kazanç elde etmek adına aldatmayı mubah gören bir sistemde, ikna çok tehlikeli bir silaha dönüşebilmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Son zamanlarda kişisel gelişim uzmanı diye geçinen birileri işi gerçeğin ötesine taşıdılar ve giderek saçma düşünceler öne sürdüler. Her başarıyı ve ilerlemeyi isteğe bağladılar. En çok söyledikleri slogan ise şudur: “Eğer başarılı değilsen, demek ki başarıyı istemiyorsun”. Kocaman bir yalan, hem de hiçbir dayanağı olmayan bir yalan… Elbette istemek gerekir ama göz ardı edilen çok şey vardır. Her şeyden önce yetenek ve diğer koşulların olması veya oluşması gerekmektedir. Kimine göre şans ve tesadüf, kimine göre de nasip ve tevafuk olguları da başarıda önemli rollere sahiptir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Derken her şeyi düşünceye endeksleyen birileri çıkıverdi ve dünyada çekim yasası, secret adlı kitaplarla fırtına etkisi oluşturdu.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Düşüncelerin davranışlara öncülük ettiği doğrudur, aynı zamanda duyguları da etkiler. Hatta birçok ruhsal bozukluk olumsuz düşüncelerin birer sonucudur. Pozitif düşünceler duygulara ve dolayısıyla ruhsal yapıya pozitif katkılar sağlar. Hatta telkinle ruhsal kaynaklı birçok hastalık tedavi edilebiliyor. Tasavvufta da olumlu düşünmek ön plana çıkar. Ancak son zamanlarda kişisel gelişim adı altında piyasaya sürülen bu kitaplar ticari amaçlı olmanın ötesinde, adeta kasıtlı olarak insanları hayalperestliğe ve tembelliğe sürükleyici bir misyon üstlendiler ki, bazıları bunu emperyalizmin bir oyunu olarak görmektedir. Bu kitaplar, başarı ve zenginlik için pozitif düşünmeyi yeterli görebilmektedir: “Deniz manzaralı bir evim olsun, diye düşünün eviniz olacak, diyet yapmadan zayıflayacağınızı düşünün, bir süre sonra fazla kilolardan kurtulacaksınız” gibi öneriler saçmalıktan öteye geçemez. Hiç kimse oturduğu yerde, düşünce gücüyle zengin olmamış veya büyük başarılara imza atmamıştır.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Bu kitaplar daha çok başarılı olmak isteyen ancak henüz istedikleri başarıya ulaşamayan gençler tarafından tüketiliyor. Başarılı olma umuduyla bu kitaplara sarılan ve bu önerilere içtenlikle inanan gençler, çok geçmeden derin hayal kırıklığı yaşayabilirler. Hatta psikolojik yönden birçok sorunla karşılaşabilirler. Batı kaynaklı bu kitapların temelini doğu sofizminin inançları oluşturur. Ancak sofizmdeki düşünceler ruha ve duyguya yönelikken, batılılar bunu materyalist bir zemine oturttular. Adeta insana ilahi bir nitelik vermeye çalışarak, her şeyin üstesinde gelebileceğine ve sınırsız bir güce sahip olduğuna dair düşünceler empoze etmekte ve böylece boş umutların peşinde sürüklemektedirler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;İnsan yapısı itibariyle yeryüzünün en karmaşık ve aynı zamanda en yüce varlığıdır. Akılları hayrette bırakan yeteneklere sahiptir. Bugünkü bilimsel çalışma ve gelişmelere rağmen insanın biyolojik yapısının büyük bölümü hâlâ aydınlanmayı beklemektedir.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;İnsan mükemmel olduğu kadar güçsüz bir varlıktır. Dolayısıyla her istediğini yapamaz ve sınırsız bir enerjiye sahip değildir. Her istediğini yapabilecek güçte olsaydı ölümünün önüne geçerdi. İnsana ilahi bir yüklemek ve inanın aslında sınırsız bir güce sahip olduğunu ileri sürmek sadece şarlatanlık olarak kabul edilebilir. İnsana her şeyi yapabileceğine inandığında her şeyi yapmaya çalışır, yapamayınca da hayal kırıklığı kaçınılmaz olur. Kişisel gelişimin ilk hedefi bireyin farkındalığını artırmalı, ona güçlü ve zayıf yanlarını göstermelidir. Ayrıca kişiyi yapabileceği işlere yönlendirmelidir. Onu uçsuz bucaksız hayaller dünyasından alıp, ulaşabileceği hedefler oluşturmasını ve gerçekçi planlar yapmasını sağlamalıdır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Günümüzdeki kişisel gelişim çalışmaları, 1930’lu yıllarda dünyada fırtına etkisi yapan Dale Carneige ekolünün devamıdır. Fakat günümüzde kişisel gelişimi asıl amacından saptıran bu yeni akım, Dale Carneige’nin fikirlerini abartarak gerçek yaşamın dışına taşıdılar. Bu doğrultudaki kitaplar moda gibidir, belli bir süre sonra popülerliklerini yitirmeleri kaçınılmazdır ve çok geçmeden etkilerini yitireceğine inanıyorum. Her zaman pozitif düşünmek gerekir ama düşüncemizdeki hedef, varolan potansiyelimizle veya yeteneklerimizle uyuşmuyorsa boşa kürek çekmiş oluruz. Bu yönde potansiyelimiz olsa bile ciddi bir çaba sarf etmeden, düşünceye harcayacağımız zamana yazık olur. İşin garip tarafı da bu alanda sistemli ve bilimsel temellere oturmuş bir eğitim olmadığı için, birkaç kişisel gelişim kitabı okuyan ve üç-beş sloganik laf ezberleyen kişiler, kişisel gelişim uzmanı olduğunu ileri sürebilmektedir. Ayrıca gerek yüksek tahsilinde gerekse iş yaşamında dikiş tutturamamış birçok kişi ise, kişisel gelişim ile ilgi birkaç çalışma yaparak uzman olduğunu söyleyebilmektedir.&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/SPAN&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-SIZE: 9pt; FONT-FAMILY: Verdana&amp;quot;&gt;Neredeyse her köşe başında kişisel gelişim ilgili bir eğitim verilir hale geldi. Bu da bu işin hizmetten çok rantta dönüştürüldüğünün açık bir göstergesidi